Suudi davetçi Abdullah Muhaysini, sosyal medya üzerinden 2018 yılında İdlib’de Ahmed Şara ile aralarında geçen bir diyaloğu paylaştı. Muhaysini, Şara’ya dönerek, “Bazen seni selefi cihadi çizgiye meylediyor görüyorum, bazen İhvan düşüncesine, bazen de başka yönlere…” dedi. Şara'nın bu söze gülümseyerek verdiği cevap ise dikkat çekti: “Peki, sen hangisi olmamı istersin?”
Muhaysini, “Müslümanların kurtuluşunu ve özgürleşmesini sağlayacak olan hangisiyse onu” yanıtını verdi. Şara, bu yanıt üzerine derin bir düşünceyle, “Ey Şeyh Abdullah, bu gruplar ve isimler üzerine kesin bir delil var mı? Asıl olan Allah’ın ve Resulünün emrine uymaktır. Bu gruplar kendi tecrübelerini yaşadılar, isabet ettikleri de oldu, hata yaptıkları da. Ama ümmet bugün yaralı; aynı tecrübeleri tekrarlamaya ihtiyacı yok. Bizim ihtiyacımız olan, Müslümanların kimliğini koruyan, onurlarını muhafaza eden, kalıplardan ve isimlerden uzak, yeni ve gerçekçi bir tecrübedir.” şeklinde yanıt verdi.
Bu sözler, Muhaysini'nin aklında derin bir etki bıraktı. Şeyh Abdullah, Ahmed Şara'nın başkanlık yükünü üstlendiğinde bu sözleri hatırlayarak, “Sen bugün bir örnek ve başlı başına bir mektep oldun. Senin tecrüben artık bireysel bir içtihadın ötesine geçti; bir yol haline geldi.” dedi. Ayrıca, Şara'nın farklı meşreplerden âlimlerin tecrübelerine başvurması gerektiğini vurguladı.
Abdullah Muhaysini, Ahmed Şara'nın derin tefekkür ve fikri yeteneklerine dikkat çekerek, onun tarih boyunca yaşanan tecrübeleri yeniden değerlendirip, tartışmalara açık bir şekilde yaklaşım sergilediğini belirtti. Bu bağlamda, Şara'nın, Müslümanların onurlarını ve itibarlarını yeniden kazandıracak yeni yollar açabileceğine inandığını ifade etti.
Sonuç olarak, Abdullah Muhaysini, Ahmed Şara'nın sebatının ve salâhının ümmet için büyük bir hayır olacağına inanıyor ve onun dualarını neredeyse her gün zikrediyor. Bu süreçte, Müslümanların daha önce açılmamış yollara girmelerine vesile olacağına ve onlara yeni fırsatlar sunacağına dair umutlarını dile getiriyor.





