1976'da Nobel Barış Ödüllü Kuzey İrlandalı Mairead Corrigan Maguire'nin, demokrasi için sürdürdüğü uzun yıllar süren çalışmaları ve soykırım araştırmaları dolayısıyla 2024 Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiği Zarni, AA muhabirine, İsrail'in Gazze'ye saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını belirten Zarni, "on yıllardır İsrail'in yaptıklarını yakından incelediğini" söyledi.

Zarni, soykırımı, "işgal altındaki nüfus ya da nüfusların yok edilmesi" şeklinde tanımlayarak, "Filistinliler 50 yılı aşın süredir işgal altında yaşıyor sadece Gazze'de değil, tüm işgal altındaki bölgelerde." ifadesini kullandı.

Uluslararası Adalet Divanı "sunulan kanıtlarla ikna oldu"

Zarni, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanında (UAD), İsrail aleyhine açtığı "soykırım" davasına değinerek, UAD'nin kararlarının normalde "oldukça tutucu" olduğunu dile getirdi.

UAD'deki davada, yargıçların büyük çoğunluğunun "soykırıma makullük kriterinin karşılandığı fikrinde olduğunu" aktaran Zarni, "Mahkeme, sunulan kanıtlarla ikna oldu. Tek günde sunulan kanıtların karşısında (mahkeme), İsrail'in, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğinin makullüğüne ikna oldu." diye konuştu.

İsrail hapishanelerindeki Filistinli kadınlar, kötü muamele ve işkence görüyor İsrail hapishanelerindeki Filistinli kadınlar, kötü muamele ve işkence görüyor

"Gazze'de gördüklerimiz, gaz odaları olmadan yapılan toplu imhadır"

Zarni, Gazze'de 200 günü aşkın süredir olanlara ilişkin, "İsrail, (Filistin'de) halkın yok edilmesini kurumsallaştırdı." değerlendirmesinde bulundu.

Nazi Almanya'sı tarafından 2. Dünya Savaşı'nda kurulan toplama kampı Auschwitz'te tutulanların öldürülmesine değinen Zarni, şöyle devam etti:

"Gazze'de gördüklerimiz, gaz odaları olmadan yapılan toplu imhadır. Bir nüfusu yok etmek için yalnızca gaz odalarına gerek yok. Yaşam alanlarının, yerleşim yerlerinin, çoğu okulların, hastanelerin yüzde 80'inde halı bombardımanı yapıyorsanız nüfusu yok ediyorsunuz demektir."

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un "Gazze'de masum kişiler olmadığına" ilişkin sözlerine atıfta bulunan Zarni, "Bu, çocuklar dahil 2,3 ya da 2,4 milyon Filistinli demek oluyor. 2,3 milyon Filistinlinin yarısı çocuklar veya gençlerden oluşuyor." dedi.

Zarni, "Gazze'de olanlar, Auschwitz'in tekrarıdır." ifadesini kullandı.

"Toplu cezalandırma yöntemi"

Zarni, Polonya'daki Auschwitz Yahudi toplama kampını araştırma amacıyla 4 kez ziyaret ettiğini ve bu konuda Burmaca belgesel hazırladığını anlattı.

Söz konusu toplama kampında tutulanların aldığı kalorilerin sık sık hesaplandığından bahseden Zarni, Auschwitz'de tutulan Yahudi kişilerce 4 Nazi'nin öldürülmesinin ardından "toplu cezalandırma" uygulandığını, 500 Yahudi'nin öldürüldüğünü söyledi.

Zarni, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından İsrail'in Filistinlilere ait köyleri "yerle bir ettiğini ve siyonistlerin bu bölgelere taşındığını" aktararak, İsrail'in, İsrail ordusunun ve Netanyahu hükümetinin "benzer toplu cezalandırma" stratejisi uyguladığını dile getirdi.

Nazi Almanya'sı dönemindeki Holokost sırasında tüm Avrupa'da yaklaşık 6 milyon Yahudi öldürülmüştü.

"Bu, beyaz ırktan emperyalist adamın, beyaz adamın soykırımıdır"

Batı ülkelerinin Gazze'deki soykırımdaki rolünü ve İsrail hükümetine desteklerini eleştiren Zarni, şunları kaydetti:

"Bu, yalnızca İsrail'in soykırımı değil, bu müşterek bir soykırımdır. Bu, beyaz ırktan emperyalist adamın, beyaz adamın soykırımıdır. Öncelikle ABD'nin, daha sonra İngiltere ve üçüncü olarak Almanya'nın İsrail'e tedarik ettiği para ve silahın miktarına bir bakın. Nazi benzeri İsrail hükümetine karşı duran birçok Avrupa ülkesi vardı."