Hükümeti kurmakla görevlendirilen Netanyahu Filistinlilerden önce Araplarla barış arayışı ve İran'la ‘kararlı’ mücadele sözü verdi.

İsrail’de Likud Partisi Genel Başkanı Binyamin Netanyahu, resmi olarak yeniden başbakan olma yolculuğuna ‘Filistinlilerle olan anlaşmazlığın çözülmesinin bir öncelik olmadığını ve bağımsız olmayacağını, bu çözümün daha ziyade önce Arap ülkeleri ile yapılacak daha geniş kapsamlı bir çözümün parçası olacağını’ vurgulayarak başladı.

Netanyahu, dün resmi olarak hükümeti kurmakla görevlendirildikten sonra ‘daha fazla barış anlaşması arayışı içerisinde olacağını, çünkü Arap-İsrail çatışmasını sona erdirmenin Filistinlilerle çözümün başlangıcı anlamına geldiğini’ söyledi.

Netanyahu, bu ayın başlarında yapılan seçimlerde sağ kanadın İsrail parlamentosu Knesset'teki 120 sandalyeden 64'ünü kazanmasından sonra dün İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi. Knesset’te çoğunluk hükümeti kurma görevinin Netanyahu’ya verilmesini tavsiye ederken 28’i görevden ayrılan Başbakan Yair Lapid'in görevlendirilmesini destekledi. Knessett’in 28 üyesi ise herhangi bir ismi desteklemekten kaçındı.

Herzog, hükümeti kurma görevini Netanyahu’ya verirken ona, hakkındaki yolsuzluk suçlamaları nedeniyle devam eden davayı hafife almadığını, ancak, Knesset'ten bu durumdaki birinin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine itiraz olmadığı hükmüne varan Yüksek Mahkeme'nin kararına saygı duyduğunu söyledi. Netanyahu ise İsrail halkının ‘kendileri tarafından yönetilen bir hükümet istedikleri’ konusunda açık ve kararlı olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Netanyahu, “Beni seçenlerin de seçmeyenlerin de başbakanı olacağım" dedi.

Seçimlerden sonra uzlaşmacı tutumunu sürdüren ve İsrail içinde ‘anlaşma alanlarını artırmak için tüm tarafla birlikte çalışma’ niyetinde olduğunu belirten Netanyahu, “İsrail'in Yahudi halkının ulus-devleti olduğu konusunda geniş bir anlayış söz konusu. Ancak, her vatandaşın bireysel haklarının korunması gerektiği konusunda da bir mutabakat var” ifadelerini kullandı.

Göreve gelmesinin ‘demokratik devletin sonu’ olduğu yönündeki eleştirileri reddeden Netanyahu, ‘bunun gerçeği yansıtmadığını ve halkın tüm kesimlerinin yararına çalışan istikrarlı, başarılı ve sorumlu bir hükümet’ kuracağını söyledi.

Netanyahu, bu sözlerle, Lapid’in, Netanyahu’nun hükümeti kurmakla görevlendirildiği gününün ‘İsrail demokrasisi için kara bir gün’ olduğu ve onu adaletin pençesinden kurtarmaya çalışan müstakbel koalisyon ortakları tarafından ‘şantaja uğradığı’ açıklamasına yanıt veriyordu.

Netanyahu, kuracağı hükümetin tüm diğer meselelerin yanı sıra Kudüs'ü İsrail'in ebedi başkenti olarak tutmaya çalışacağını ve İran'a karşı kararlı bir şekilde mücadele ve Tahran’ın nükleer silah elde etmesini engelleme de dahil olmak üzere terörle tüm gücüyle savaşacağını vurguladı.

Bir cumhurbaşkanından hükümet kurmak için yasal olarak gerekli olan yetkiyi sekizinci kez alan Netanyahu'nun yeni hükümetini kurmak için 28 günü var. Eğer Netanyahu, bu süre zarfında hükümeti kurmayı başaramazsa cumhurbaşkanı başka bir kişiyi hükümeti kurmakla görevlendirmeden önce kanunlar çerçevesinde kendisine 14 gün daha verilir.

Şark'ul Avsat'ın haberine göre İsrail'de en uzun süre görev yapan başbakan olan Netanyahu'nun yeni hükümetinin oluşumunu hafta sonuna kadar açıklaması gerekiyordu. Fakat bunu koalisyon ortaklarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar çözülene kadar ertelemeye karar verdi.

Radyo Kan'ın aktardığına göre Netanyahu, koalisyon partileri arasında bakanlıkların dağılımı, yargı ve Yüksek Mahkeme, din ve devlet meseleleri, bütçeler ve ultra-Ortodoks (Haredi) okulları konularında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet oluşumunu duyurmayı ertelenme kararı aldı.

Anlaşmazlıklar, önemli bakanlıkların dağılımı melesi etrafında yoğunlaşıyor. Aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi Genel Başkanı Bezalel Smotrich, Savunma Bakanlığı'nı, Şaş Partisi lideri Aryeh Deri, Maliye Bakanlığı’nı ve Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben Gvir İç Güvenlik Bakanlığı'nı devralmak istiyor. Ancak Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi farklı düşünüyor.

İsrail Kanal 12 televizyonuna göre Likud Partisi, Smotrich'in istediği Savunma Bakanlığı'nı elinde tutmak, Deri'nin talep ettiği Maliye Bakanlığı'nı ona vermek, Deri’ye de İçişleri Bakanlığı’nı devretmek istiyor.

Hükümetin olası kadrosu, İsrail içinde büyük itirazlarla karşı karşıya. İsrail’in eski Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Gadi Eisenkot, Smotrich'in savunma bakanı olmasının ‘yalnızca kısa bir süre böyle bir bakanlık yapmış olması nedeniyle değil, deneyim eksikliği nedeniyle de’ maceracı bir talep olarak değerlendirdi.

Ben Gvir'in İç Güvenlik Bakanı olarak atanması olasılığının da aynı durum olduğunu belirten  Tümgeneral Eisenkot, “Bu iki atama olasılığı beni çok  rahatsız ediyor. Bu iki ismin deneyimsiz ve sorunlu dünya görüşlerine sahip olduğuna inanıyorum. Eğer vaatlerini yerine getirmek isterlerse İsrail halkının zor günler geçireceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

İsrail'de Kaliteli Yönetim Hareketi (MQG), ‘daha önce devlet hazinesini defalarca kez ihlal etmekten hüküm giymiş bir suçlu’ olduğunu vurguladığı Deri'nin Maliye Bakanı olarak atanması olasılığına itiraz etti. Yolsuzlukla mücadele alanında faaliyet gösteren MQG açıklamasında, “Böyle bir kişiye kamu fonlarının sorumluluğunu verme fikri tamamen yanlıştır. Vatandaşların duygularına ve mülklerine büyük bir hakarettir” denildi.

Liberal eğilimlere sahip Likud Partisi’nin üyeleri dahi, Deri’nin sosyalist olma eğiliminde olan sol ekonomik eğilimleri nedeniyle Maliye Bakanı olarak atanmasına itirazlarını dile getirdiler. Deri'nin ‘vatandaşlara desteklediği partilere göre vergi fonları dağıtacağını’ söylediler. Meretz Partisi ve İşçi Partisi gibi partilerin savunduğu ekonomi politikalarını uygulamak için Likud Partisi’ne oy vermediklerini de eklediler. Likud Partisi üyeleri, seçilmiş Başbakan Netanyahu’ya bu konuda bir mektup göndererek, ekonomi alanında uzun bir deneyime sahip olduğu için Maliye Bakanlığı'nı devralmasını istediler.

Henüz bakanlıkların dağılımı konusunda anlaşmaya varamayan koalisyon partileri, gayri resmi yerleşim karakollarını ‘meşrulaştırma’ ve Batı Şeria’daki C Bölgesi’nde Filistinlilere yönelik ‘yaptırımları sıkılaştırma’ konusunda anlaştılar. Smotrich’in birçok karakol için altyapı sağlanmasına ilişkin talebi yasal mevzuatla onaylandı.

Ben Gvir, talep ettiği İç Güvenlik Bakanlığı'nın yetkilerinin genişletilmesini talep etti. Bu yetkilerin başında Necef'teki tanınmayan Bedevi köylerinin sorumluluğunun İçişleri Bakanlığı’ndan alınıp İç Güvenlik Bakanlığı’na verilmesi geliyor. Ancak bu köylerin sorumluluğunun Başbakanlığa devredilmesi ihtimali de söz konusu.

Taraflar, bazı bakanlıkların yanı sıra bütçede, yargıda, yerleşim birimlerinde ve devletin Yahudi ulus devleti olmasında ve dini okullarda bir takım reformlar talep ediyorlar. Hükümet kadrosu güven oyu için Knesset'e sunulmadan önce çözülmesi gereken bir diğer konu da Knesset başkanının kim olacağı meselesinde bir uzlaşıya varılması. Knesset Başkanlığı’na aynı zamanda Dışişleri Bakanlığına da aday olan Likud Partili Milletvekili Amir Ohana'nın seçilmesi bekleniyor.

İsrail, Batı Şeria'da 5 Filistinliyi Yaraladı İsrail, Batı Şeria'da 5 Filistinliyi Yaraladı

F180430MA101-e1525112203145