Netanyahu, özellikle ABD iç siyasetindeki kutuplaşmanın arttığı bir dönemde, İsrail’in askeri yardım bileşenini (yıllık 3,8 milyar dolar) 2028 yılına kadar kademeli olarak sıfıra indirme niyetini beyan etti. Ancak uzmanlara göre bu açıklama, stratejik bir plandan ziyade İsrail iç siyasetindeki sağ müttefiklerine yönelik bir "bağımsız lider" imajı tazeleme çabası.
-
Dışlanmışlık Korkusu: Netanyahu, ABD'deki genç seçmenler ve ilerici kanat arasındaki İsrail karşıtlığının arttığının farkında. Yardımı kendi isteğiyle azaltıyor gibi görünerek, olası bir kısıtlama kararı karşısında elini güçlendirmeye çalışıyor olabilir.
-
İki Yüzlü Strateji: Kamuoyuna "yardıma ihtiyacımız yok" mesajı verilirken, arka planda 2028’de sona erecek olan mevcut protokolün 2038 yılına kadar uzatılması için görüşmelerin yürütülmesi, söylem ile eylem arasındaki uçurumu gösteriyor.
Washington’daki Çatlak: İlericiler ve Şaşırtan Cumhuriyetçiler
ABD’de İsrail’e verilen askeri destek, uzun yıllardır "koşulsuz" bir tabu olarak kabul ediliyordu. Ancak son dönemde bu durum iki yönden sarsılıyor:
1. Demokratlar ve "Şartlı Yardım" Baskısı
Alexandria Ocasio-Cortez gibi isimler, Gazze'deki insani kriz ve savaş suçu iddiaları nedeniyle Leahy Yasaları'nın (insan hakları ihlali yapan birimlere yardımın kesilmesi) İsrail için de uygulanmasını talep ediyor. Quinnipiac Üniversitesi'nin son anketi, Amerikalıların %60'ının artık ek askeri yardıma karşı olduğunu göstererek bu baskının toplumsal bir tabanı olduğunu kanıtlıyor.
2. Cumhuriyetçilerin "Önce Amerika" Yaklaşımı
İsrail'in en sadık müttefiklerinden Senatör Lindsey Graham'ın, Netanyahu'nun "yardımı azaltalım" çıkışına "10 yıl beklemeye gerek yok, hemen başlayalım" diyerek karşılık vermesi Washington'da şok etkisi yarattı. Graham, bu paranın doğrudan ABD ordusuna aktarılmasını savunarak, İsrail desteğinin artık Cumhuriyetçi kanatta bile "mali yük" olarak tartışılmaya başlandığının sinyalini verdi.
Yardım Kesilirse İsrail Neleri Kaybeder?
Askeri yardım sadece yıllık 3,8 milyar dolarlık bir çekten ibaret değil. Bu desteğin kesilmesi, İsrail için çok daha derin yapısal kayıplar anlamına gelebilir:
-
Niteliksel Askeri Üstünlük (QME): ABD yasalarıyla güvence altına alınan, İsrail'in bölgedeki tüm ülkelerden teknolojik olarak daha üstün olma garantisi riske girer.
-
İstihbarat ve Teknoloji Paylaşımı: İsrail, "Beş Göz" (Five Eyes) ittifakının gayri resmi üyesi gibidir. Yardımın kesilmesi, Demir Kubbe ve F-35 gibi kritik sistemlerdeki ortak Ar-Ge süreçlerini zayıflatabilir.
-
Diplomatik Kalkan: Askeri yardım, ABD'nin İsrail üzerindeki nüfuzunu sağladığı gibi, İsrail'e de Washington'un küresel savunma sanayi ağında ayrıcalıklı bir yer kazandırıyor.
| Yardım Türü | Mevcut Durum | Olası Risk |
| Yıllık Finansman | 3.8 Milyar Dolar | Bütçe açığı ve savunma sanayi yavaşlaması. |
| F-35 & İleri Jetler | Özel alım hakları | Bölgesel hava üstünlüğünün zayıflaması. |
| Demir Kubbe Desteği | Ortak üretim ve fon | Füze savunma kapasitesinde maliyet artışı. |
Yeni Formül: Doğrudan Yardım Yerine Ortak Ar-Ge
Lobi grupları, "koşulsuz askeri yardım" başlığının yarattığı kamuoyu tepkisini kırmak için yeni bir strateji geliştiriyor. Gelecekte bu fonların "doğrudan askeri yardım" yerine, "ABD-İsrail Ortak Araştırma ve Geliştirme Fonu" adı altında savunma teknolojilerine (lazer silahları, yapay zeka vb.) aktarılması planlanıyor. Bu sayede desteğin "her iki ülkenin de yararına bir teknolojik yatırım" olarak pazarlanması hedefleniyor.
Netanyahu'nun "bağımsızlık" çıkışı, İsrail'in stratejik yalnızlığa gidişinin bir ön hazırlığı mı yoksa sadece yaklaşan seçimler için bir reklam kampanyası mı, bunu 2028'e giden süreçteki yeni 10 yıllık anlaşmanın içeriği belirleyecek.




