Orta Doğu'da tansiyon zirve yaparken, ABD Hava Kuvvetleri'nin en gelişmiş savaş uçağı olan F-22 "Raptor" (Hayalet) filosu İsrail'deki bir üsse iniş yaptı. Washington'un bu hamlesi, Cenevre'de yapılacak kritik nükleer müzakerelerden hemen önce Tahran'a yönelik açık bir "caydırıcılık mesajı" olarak yorumlandı. Uçuş takip verilerine göre, İngiltere'deki geçici üslerinden havalanan 12 adet F-22, Salı günü öğleden sonra Akdeniz'i geçerek İsrail'e ulaştı. ABD'li yetkililer, normalde başka ülkelere satılmayan ve sadece ABD operasyonlarında kullanılan bu uçakların İran gerilimi sırasında ülke dışına konuşlandırılmasını "sıra dışı" bir adım olarak nitelendiriyor.
2003'ten bu yana en büyük yığınak
Washington Post'un uydu görüntüleri ve uçuş verilerine dayandırdığı rapora göre, ABD ordusu son müzakere turunun bitiminden bu yana Avrupa ve Orta Doğu'daki üslerine 150'den fazla uçak sevk etti. Bölgede halihazırda iki uçak gemisi grubu ve Ürdün'de konuşlu 60'tan fazla savaş uçağı bulunuyor. Veriler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının 2003 Irak işgali öncesinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Neden İsrail?
İsrail basınına konuşan kaynaklar, F-22'lerin İsrail'e konuşlandırılmasının sadece operasyonel değil, aynı zamanda Washington ile Tel Aviv arasındaki tam koordinasyonu gösteren stratejik bir mesaj olduğunu belirtiyor. Ancak askeri analistler, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin İsrail ziyareti ve İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'un Etiyopya gezisi nedeniyle hafta sonuna kadar herhangi bir saldırı beklemiyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Pazartesi günü yapacağı ziyaretin ise olası bir harekat için "kamuflaj" olabileceği senaryoları konuşuluyor.
İran: Teslimiyet sözlüğümüzde yok
Tahran ise hem diplomasi masasına hem de savaş sahasına hazırlanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Aragçi, "adil bir anlaşma" için Cenevre'ye gideceklerini belirtirken, Devrim Muhafızları kıyı şeridinde füze ve İHA tatbikatlarını sürdürüyor. Reuters'ın haberine göre İran, Çin'den süpersonik CM-302 gemisavar füzeleri almaya hazırlanıyor. ABD'nin bölgedeki devasa gücüne rağmen neden geri adım atılmadığı sorusuna İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekai, "Teslimiyet kelimesi İranlıların sözlüğünde yoktur" yanıtını verdi. Öte yandan CIA'in Farsça güvenli iletişim talimatları yayınlaması, sürecin siber ve psikolojik harp boyutunu da gözler önüne serdi.