İran rejiminin gazetesinde Hamaney eleştirildi, eylemleri durdurmak için diyalog önerildi.

Şarku'l Avsat'ın derlediği habere göre, İran'da 7 haftadır devam eden kitlesel protestolarda yer yer medrese yakmaya kadar varan şiddet sahneleri görülürken, İslam Cumhuriyeti rejiminin içindeki çatlak sesler yükseliyor.

İran rejiminin en yetkili ismi Ayetullah Seyyid Ali Hamaney, 2 Kasım'da bir grup öğrenciyi kabulünde yaptığı konuşmada, "ABD, Siyonist rejim ve bazı Avrupa ülkelerinin" istihbarat, medya ve siber saldırı yöntemleriyle İran'a karşı "hibrit savaş" yürüttüğünü söyledi.

Sokağa çıkan gençlerin "heyecandan ve bazı yetkililerin ihmalkarlığı yüzünden" protestolara katıldığını söyleyen dini lider, perde arkasından eylemleri yönettiğini söylediği odaklar içinse, "İran milleti onların onların ağzına vurmuştur ve gelecekte de vuracaktır" ifadesini kullandı.

Diğer yandan, Hamaney'in danışmanı ve İslami Şura Meclisi'nin başkanlığını en uzun süre (2008-2020) yürüten kişi Ali Laricani, İttilaat gazetesine çok daha ılımlı tonda demeç verdi: 

"Diyalog şarttır ve bu esas olmalıdır. Protesto için kamu alanları ve diyalog kurma yolları sağlamalıyız."

Hamaney'in ilk yazıişleri müdürlüğünü yaptığı katı muhfazakâr Cumhuriye-i İslami gazetesi, protestoların sebebinin sadece "dış mihraklara" bağlanmasını eleştirdi:

"Enflasyon, işsizlik, kuraklık ve çevrenin tahrip edilmesi gibi sorunlar emeklilerden eğitimcilere ve öğrencilere kadar halkın protesto etmesine yol açtı."

Rejimin demir yumruğunu temsil eden isimlerden İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei bile şöyle konuştu:

"Ülkede diyaloğu artırmalı ve farklı görüşlerin toplumsal kültürde temsil edilmesini sağlamalıyız."

Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de benzer ifadeler kullandı:

"Milli güvenlik sadece askeriye ve kolluk kuvvetleriyle sağlanamaz. Güvenlik, hayatın korunmasıyla ve halkın geçim koşullarının, kişisel özgürlüklerinin ve temel haklarının garanti altına alınmasıyla sağlanmalıdır."

ABD istihbarat örgütü CIA'in eski İran masası görevlisi Reuel Marc ve Dış İlişkiler Konseyi araştırmacısı Ray Takeyh, Wall Street Journal'daki makalelerinde şöyle yazdı:

"Otokrasiler teröre dayanır ve açıkça görülüyor ki bugün artık daha az İranlı, Tahran rejiminden korkuyor. Bu özellikle genç kadınla için geçerli ama toplumun her kesiminden İranlılar protestolara katıldı. Kargaşa sırasında bazı önemli sanayilerde grevler oldu ve güvenlik güçleri ölümcül güç kullanmaktan kaçındı. Muhafazakârların bile Hamaney'i eleştirmesi rejimin öz gücünü kaybetmekte olduğunu gösteriyor."

Makale şu ifadelerle sona erdi:

"İslam Cumhuriyeti'nin egemenleri, onlardan önceki şahlar gibi, rejimlerinin eninde sonunda heybete, yani o karşı koyulamazlık hissi veren çekinmeye bağlı olduğunu biliyorlar. Artık ne İran genelindeki genç kızlar ne de teokrasinin dayandığı kişiler bu görkemi onda göremediğine göre Hamaney'in süresi doluyor demektir."

İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesi üzerine başlayan gösteriler 2 Kasım'da da birçok kent ve üniversitede devam etti.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülere göre, Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesinden bir grup öğrenci, şehirdeki İmam Humeyni Hastanesi'nde gösteri düzenledi. Protestoya bazı öğretim üyelerinin de destek verdiği ileri sürüldü.

Sistan-Beluçistan Bilim ve Kültür ile Şiraz Tıp Bilimleri üniversitelerinde öğrenciler oturma eyleminin yanı sıra yürüyüş yaparak yönetime tepki gösterdi.

İsrail, Batı Şeria'da 5 Filistinliyi Yaraladı İsrail, Batı Şeria'da 5 Filistinliyi Yaraladı

Mazenderan Eyaleti'nin Novşehr kentinde, Mahsa Amini protestolarında hayatını kaybeden Henane Keya’nın ölümünün 40. günü için anma toplantısı yapıldı. Sosyal medyada yayımlanan görüntülere göre, binlerce kişinin katıldığı toplantıda yönetim karşıtı sloganlar atıldı.

Kürdistan Eyaletinin yönetim merkezi Senendec'de esnaf protestolara destek vermek için yine bir günlük kepenk kapattı. Firdevsi Caddesi’nde toplanan kalabalık grup da slogan atarak yürüyüş yaptı. Akşam saatlerinde ise kentin Baharan bölgesinde göstericiler ateş yakarak yolu trafiğe kapattı.

Şehir içinde motorlu devriye gezen kolluk kuvvetleri göstericilere gazlı müdahalede bulunurken zaman zaman silah sesleri duyuldu.

Nüfusun çoğunluğu Kürt olan Kirmanşah Eyaleti merkezinde çekildiği öne sürülen görüntülerde ateşe verilen bir binanın, rejimin simgelerinden bir Şii İslam medresesi olduğu iddia edildi.