İsrail ordusunun, 4 ay önce bölgeye başlattığı saldırıların ardından "güvenli" olduğunu iddia ettiği Gazze'nin güney bölgelerine zorla göç ettirdiği binlerce yerinden edilmiş Filistinli, İsrail'in burada da ayrım gözetmeyen saldırılarının korkusuyla temel yaşam gereksinimlerinin bulunmadığı Gazze Şeridi'nin orta kesimlerine yöneliyor.

İsrail, Filistinli bedevi köyü Arakib'i 224'üncü kez yıktı İsrail, Filistinli bedevi köyü Arakib'i 224'üncü kez yıktı

Kuzey ve orta bölgelerden İsrail'in saldırılarından kaçarak Refah'a göç eden binlerce Filistinli, son iki gündür Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah, Bureyc, Meğazi ve Nusayrat Mülteci kamplarının yolunu tutuyor.

Görgü tanıkları, Filistinlilerin araçlar ve at arabalarıyla Gazze'yi kuzeyden güneye kadar bağlayan sahildeki Reşid Caddesi üzerinden Refah'tan ayrıldığını anlattı.

"İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarının başlangıcından beri bu, 5. kez yerimizden edilişimiz"

Yerinden edilen Gazzeli 33 yaşındaki Filistinli Ömer Zeynüddin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Refah'ta bombardımanın artması ve kara saldırıları korkusuyla ailesini de alarak Deyr el-Belah kentine gitmeye karar verdiğini söyledi.

Zeynüddin, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarının başlangıcından beri bu, 5. kez yerimizden edilişimiz. Önce Gazze kentinden Zevayide (Gazze'nin orta kesimleri) bölgesine, sonra Deyr el-Belah'a, oradan Han Yunus'a ve sonrasında da Refah'a, Mısır sınırına. Şimdi ise Deyr el-Belah'a geri döneceğiz." dedi.

Refah'ta Mısır sınırında eşi ve 5 çocuğuyla yaşadığı çadırı söken Zeynüddin, at arabasına yükleyebildiği tüm eşyaları hatta yakacak odunlarıyla Deyr el-Belah'a doğru yeniden bir yerinden edilme yolculuğuna başladı.

"Burada bir katliam olmasından korkuyorum"

Naim es-Safedi de 1 ay önce geldiği Refah'tan Nusayrat Kampı'na dönmeye karar veren, Gazze'de İsrail saldırılarından kaçmak için savrulan Filistinlilerden biri.

Safedi, "Nusayrat'taki evim yıkıldı, oraya dönüp evimin yıkıntıları üstüne çadırımı kuracağım. İsrail işgal güçleri kısa sürede Refah'a ulaşır ve burada bir katliam yapmasından korkuyorum." dedi.

Yakıt eksikliği nedeniyle sahibinin yemeklik yağ ile çalıştırmayı başardığı bir kamyon bulma şansını yakalayan Safedi, bunun pahalı da olsa onların yerinden edilme yolculuğunu hızlı hale getirdiğini anlattı.

Safedi, Nusayrat'a taşınmak için kamyon sahibine yaklaşık 450 dolar ödeme yaptığını belirterek, "Bu meblağ, savaştan önceki fiyatın 25 katı ama yapacak bir şey yok çünkü karım hasta ve onu at arabasıyla götürmem mümkün değil." diye konuştu.

Kamyona yüklediği eşyalarıyla tehlikeli bir yerinden edilme yolculuğuna başlayan Safedi, Nusayrat ve Gazze'nin orta kesimlerinde gıda sıkıntısından duyduğu endişeyi de dile getirdi.

İsrail'in engellemesi nedeniyle Gazze Şeridi'ne giren yardımların kısıtlı olmasının yanı sıra Refah'ta nüfusun 1,4 milyona ulaşması, Gazze'nin orta kesimlerine son derece az miktarda yardım götürülmesine neden oluyor.

Refah'taki yerinden edilmiş Filistinlilerin tamamının Gazze'nin orta kesimlerine gitme kararı alması durumunda, alanın büyük bir kısmının dar mülteci kamplarından oluştuğu ufak yüz ölçümüne sahip olan bölge, yüksek sayıdaki kişinin barınması için yeterli olmayacak.

Yer eksikliğinin yanı sıra çok sayıda kişiye hizmetin de sağlanamayacağı Gazze'nin orta kesimleri, Refah'tan oluşacak tersine bir göç hareketiyle büyük bir baskı altında kalabilir.

Refah kenti, 12 Şubat'ta çok sayıda Filistinlinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan şiddetli İsrail saldırılarına sahne olmuştu.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Refah'a saldırılara ilişkin uyardı bulunmuştu

Uluslararası Kızılhaç Komitesi, İsrail'in Refah kentine muhtemel kara saldırısının tehlikeli etkileri olabileceği konusunda uyarmış ve sivillerin korunmasının kritik önem taşıdığına vurgu yapmıştı.

Açıklamada, "İşgal gücü olarak İsrail, uluslararası hukuka göre sivil halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlama sorumluluğunu taşıyor." ifadesi kullanılmıştı.

Zorla göç ettirmenin uluslararası insancıl hukuk gereğince yasaklandığı belirtilen açıklamada, insanların canlı kalkan olarak kullanılması, ölüm ve yaralanmalara sebep olan ayrım gözetmeyen saldırılar ve çok sayıda sivilin öldürülmesinin de uluslararası insancıl hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştı.

Açıklamada, tahliye operasyonlarında sivillerin güvenli varışlarının sağlanması, temizlik, sağlık, güvenlik ve gıda açısından gerekli şartların sunulması ve aile fertlerinin birbirinden ayrılmaması gerektiği belirtilmiş, yerinden edilenlerin saldırılar sona erdiğinde evlerine dönebilmeleri gerektiğinin altı çizilmişti.

Birleşmiş Milletler verilerine göre, çoğu İsrail'in saldırılarından kaçarak güvenli yer arayan yerinden edilmiş Filistinliler olmak üzere, son dönemde Refah'ın nüfusu 1,4 milyona ulaştı.

Yerinden edilmiş Filistinliler için büyük bir "mülteci kampına" dönüşen Refah, Gazze Şeridi'nde İsrail ordusunun kara saldırısı düzenlemediği tek büyük şehir olarak öne çıkıyor.

İsrail’in Refah bölgesine saldırı planı

Gazze’ye saldırı ve işgalinde on binlerce Filistinliyi öldüren İsrail, bölgenin kuzey ve orta kesimlerindeki nüfusun büyük bölümünü Mısır sınırındaki Refah kentine yığılmaya zorladı.

İsrail saldırılar boyunca kuzeydekiler için güvenli bölge ilan ettiği güney bölgesini ise şimdi aynı şekilde karadan işgal etmek ve nüfusu buradan zorla çıkarmak istiyor.

Uluslararası toplum İsrail’i Refah'a yönelik kapsamlı bir saldırının yeni ve büyük bir trajediye sebep olacağı konusunda uyarıyor.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 300'ü çocuk, 8 bin 400'ü kadın olmak üzere 28 bin 663 Filistinli öldürüldü, 68 bin 395 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.