Orta Doğu

Suriye hükümeti ve SDG anlaşması sonrası sahadaki değişim

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG/PYD) arasında 10 Mart 2025 ve 30 Ocak 2026 tarihlerinde sağlanan kapsamlı mutabakat, ülkenin kuzeydoğusunda on yılı aşkın süredir devam eden fiili ayrılığı sona erdirme yolunda kritik bir süreci başlattı.

Abone Ol

Bu anlaşmalarla birlikte sadece askeri temas değil, aynı zamanda idari ve ekonomik egemenliğin yeniden tesis edilmesi hedefleniyor.

İdari ve sivil yönetimdeki dönüşüm

Anlaşmanın en somut yansıması Haseke vilayetinde görüldü. SDG'nin önerdiği Nureddin İsa, resmi bir kararname ile Haseke Valisi olarak atandı. Bu adım, yerel temsilin korunarak bölgedeki sivil kurumların kademeli olarak Suriye devlet yapısına entegre edilmesinin önünü açtı. Kamışlı ve Haseke şehir merkezlerinin çevresindeki askeri birimlerin geri çekilmesi ve asayişin iç güvenlik birimlerine devredilmesi, sahadaki normalleşmenin ilk aşaması olarak kabul ediliyor.

Ekonomik egemenlik ve enerji kontrolü

Stratejik açıdan en kritik değişim enerji kaynakları ve sınır kapılarında yaşandı. SDG, Haseke vilayetindeki tüm petrol ve doğalgaz sahalarının yönetimini Suriye hükümetine devretti.

Bu devirle birlikte:

  • Mali ve idari denetim merkezi hükümete geçti.

  • Doğu Akdeniz’deki yeni enerji yatırımları için devletin eli güçlendi.

  • Sınır kapılarının yönetimi tamamen merkezi otoriteye teslim edilerek gümrük ve geçiş güvenliği devlet kontrolüne alındı.

Askeri entegrasyon ve silahların durumu

SDG'nin askeri yapısı, "tek devlet, tek ordu" ilkesi çerçevesinde Suriye ordusuna entegre ediliyor. Bu süreçte en hassas konu, ABD tarafından SDG'ye sağlanan gelişmiş silah sistemleridir.

Entegrasyon süreci şunları kapsıyor:

  • Ağır Silahlar: Oshkosh zırhlı araçları, Javelin ve TOW tanksavar füzelerinin merkezi komuta altına girmesi.

  • Güvenlik Sorumluluğu: DEAŞ esirlerinin tutulduğu hapishane ve kampların yönetiminin merkezi hükümete devredilmesi.

  • Personel Durumu: Suça karışmamış SDG mensuplarının orduya katılımı ve silahlarını teslim edenlerin serbest bırakılması.

Bölgesel güvenlik ve PKK etkisi

Anlaşmanın dış politikadaki en önemli maddesi, Suriye vatandaşı olmayan PKK yöneticilerinin ve üyelerinin kuzeydoğu Suriye’den çıkarılmasıdır. Bu hamle, bölgenin yabancı silahlı gruplar için bir üs olmaktan çıkarılmasını ve Türkiye ile yürütülen sınır güvenliği koordinasyonunun güçlendirilmesini amaçlıyor. Ankara, "tek ordu" modelini destekleyerek bu sürecin Suriye’nin toprak bütünlüğü için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.

Daily Ummah