Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında bugün duyurulan kapsamlı ateşkes ve entegrasyon anlaşması, ülke gündeminin ilk sırasına yerleşti. SDG'nin askeri ve sivil kanadının devlet kurumlarına dahil edilmesini öngören mutabakat, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı ve Suriyelileri fikir ayrılığına sürükledi.

Resmi haber ajansı SANA'ya konuşan hükümet kaynakları, anlaşmanın temas hatlarından çekilmeyi ve İçişleri Bakanlığı'na bağlı güçlerin Haseke ve Kamışlı merkezlerine girmesini kapsadığını belirtti. Askeri yapılanmada SDG'den üç tugay ve Ayn el-Arab'dan (Kobani) bir tugayın oluşturularak Halep tümenine bağlanması kararlaştırıldı. Ayrıca DEAŞ tutuklularının sorumluluğunun devlete geçmesi ve Kürt toplumunun medeni haklarının düzenlenmesi maddeleri de metinde yer aldı.

Halkın Nabzı: Umut ve Endişe

Anlaşma, Suriye kamuoyunda "tarihi bir adım" ile "taktiksel manevra" yorumları arasında gidip geliyor. Bir kesim, bu gelişmeyi ulusal birliği sağlama, akan kanı durdurma ve mültecilerin dönüşü için hayati bir fırsat olarak görüyor. Ancak aktivistlerin önemli bir kısmı temkinli.

Gazze'nin sembolü Hind Receb: O çığlık 2 yıldır dinmedi
Gazze'nin sembolü Hind Receb: O çığlık 2 yıldır dinmedi
İçeriği Görüntüle

"Şeytan ayrıntıda gizlidir" yorumunu yapan muhalif sesler, anlaşmanın kağıt üzerinde kalmasından endişe ediyor. Eleştirmenler, SDG'nin silahlarını saklayarak devletten maaş almaya devam etmesi ihtimaline dikkat çekerken, samimiyet testi olarak tünel haritalarının teslim edilmesini ve 11 yıldır yerinden edilen Arap nüfusun evlerine dönüşüne izin verilmesini şart koşuyor. Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara döneminin en kritik hamlesi olarak görülen bu sürecin sahada nasıl işleyeceği merak konusu.

Daily Ummah