ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları devam ederken, Washington'da ABD'nin uzun sürecek bir savaşı yürütme kapasitesi ve özellikle gelişmiş hava savunma sistemleri başta olmak üzere silah stoklarının yeterliliği konusunda tartışmalar alevleniyor.

Birden fazla cephede hızla tükenen mühimmatın Washington'ın cephaneliğini benzeri görülmemiş bir baskı altına sokabileceği uyarısında bulunulurken, ABD yönetimi askeri üstünlüklerinin savaşı haftalar içinde bitirmeye yeteceğini savunuyor.

Al Jazeera'nin Washington muhabiri Nasır el-Hüseyni, ABD yönetiminin askeri operasyonların gidişatına büyük bir güven duyduğunu ve Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkililerinin ABD ve İsrail'in İran hava sahasını fiilen kontrol ettiğini vurguladıklarını aktardı. Beyaz Saray, Başkan Donald Trump'ın İran'ı vurma kararını aniden değil, Tahran'ın yakın gelecekte ABD için büyüyen bir tehdit oluşturduğuna ikna olduktan sonra aldığını yineliyor.

Ancak el-Hüseyni, ABD güçlerinin karşı karşıya olduğu asıl askeri zorluğun hava hakimiyeti değil, İran'ın hızla tespit edilmesi veya imha edilmesi zor olan "hareketli füze fırlatma rampalarını" çalıştırma kapasitesi olduğuna dikkat çekiyor. ABD askeri komutası, bu rampaların imhasının mevcut operasyonların önceliği haline geldiğini belirtiyor. ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Kine ise mühimmat stoklarında bir kriz yaşandığını reddederek operasyonlara kısıtlama olmaksızın devam edebileceklerini teyit etti.

Mühimmat Krizi ve Savunma Sanayii

Sahadaki ve siyasetteki göstergeler, askeri stok meselesinin Washington'daki karar alıcılar için gerçek bir endişe kaynağı olduğunu ve savunma sanayii üretimini artırmaya yönelik hızlanan hamleleri açıkladığını gösteriyor.

Muhabirin aktardığına göre Başkan Trump, hassas füzeler ve "Tomahawk" füzeleri başta olmak üzere gelişmiş silahların üretimini hızlandırmanın yollarını görüşmek üzere Beyaz Saray'da askeri imalat şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir toplantı yapmayı planlıyor. Reuters'a konuşan kaynaklar; Lockheed Martin ve RTX (Raytheon) gibi büyük şirketlerin katılacağı bu toplantının, üretim hızını artırmak ve son askeri operasyonlarda tüketilen mühimmatı telafi etmek amacıyla düzenlendiğini bildirdi.

Uzmanlar, bu baskıların sadece mevcut savaşla ilgili olmadığını; 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında tüketilen devasa mühimmatın (topçu sistemleri, tanksavar füzeleri vb.) stratejik bir birikimi olduğunu vurguluyor.

İngiliz "The Times" gazetesi, mevcut savaşın 2026 yılı için yaklaşık 1 trilyon dolar olan ABD savunma bütçesi için bile çok maliyetli olduğu konusunda uyardı. Gazete, askeri planlamacıların en büyük endişesinin stratejik rezervleri tehlikeye atmadan kısa veya orta vadeli bir savaş yürütmek için yeterli silah stokunu korumak olduğunu belirtti. Bu tahminlere göre, savaşın Başkan Trump'ın bahsettiği gibi 4 veya 5 hafta sürmesi, askeri operasyonların dayandığı bazı temel sistemlerin tükenmesine yol açabilir.

Yanlış Hesaplama İddiaları

ABD yönetimi savaşı sürdürme yeteneğini vurgularken, bazı uzmanlar sorunun sadece ABD'nin yetenekleriyle değil, İran'ın askeri gücünün değerlendirilmesiyle de ilgili olduğuna inanıyor.

Trump İran saldırısı sonrası neden kısa röportajları seçti?
Trump İran saldırısı sonrası neden kısa röportajları seçti?
İçeriği Görüntüle

Washington dışındaki gözlemci ve stratejistlerin ABD'nin İran'ın kapasitesine dair okumalarından şüphe duydukları ve ABD ile İsrail'in İran'ın füze ve İHA alanlarındaki gelişimini tam olarak idrak edememiş olabileceği ifade ediliyor.

Tahran ise Washington'ın askeri hesaplamalarının yanlış olduğunu ve uzun bir yıpratma savaşına yıllardır hazırlandıklarını savunuyor. İran Devrim Muhafızları Komutanı Danışmanı Hamid Rıza Mukaddem Far, Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in aksine İran'ın uzun bir çatışmaya hazır olduğunu ve zamanın geçmesinin İran'ın askeri kazanımlarına hizmet edebileceğini söyledi.

Geçtiğimiz cumartesi sabahından bu yana İsrail ve ABD, Dini Lider Ali Hamaney ile çok sayıda yetkili ve sivilin hayatını kaybettiği ortak bir askeri saldırı yürütüyor. İran ise İsrail'e ve Körfez ülkelerindeki ABD üsleri olduğunu iddia ettiği noktalara füze ve İHA'larla karşılık veriyor.

Daily Ummah