İsrail'in Gazze'deki saldırılarına siyasi, mali ve askeri destek sağlayarak "soykırım işlemesini kolaylaştırdığı" gerekçesiyle Nikaragua'nın Almanya aleyhine UAD’de açtığı davada, ihtiyati tedbirlere ilişkin karar açıklandı.

Nikaragua'nın Almanya aleyhine ihtiyati tedbir kararlarına hükmedilmesi talebiyle ilgili UAD, 15'e karşı 1 oyla "tedbir kararı vermeyi gerektirecek derece bir aciliyet olmadığına" hükmetti.

Divan Başkanı Lübnanlı Yargıç Nawaf Salam tarafından okunan kararda, Cenevre Sözleşmelerinin 1. Maddesi uyarınca, tüm devletlerin ve tarafların sözleşmeye her koşulda saygı gösterme ve saygı gösterilmesini sağlama yükümlülüğü altında olduğu hatırlatıldı.

UAD'nin Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin “vahim yaşam koşullarından derin endişe duyduğu” bildirilen kararda, Divan'ın Güney Afrika'nın İsrail aleyhine açtığı davada 28 Mart 2024 tarihli kararına işaret edilerek, sivillerin gıda ve diğer temel ihtiyaçlardan uzun süreli ve yaygın şekilde mahrum bırakıldığı anımsatıldı.

FIFA, İsrail'i futboldan men edebilir FIFA, İsrail'i futboldan men edebilir

Kararda, UAD'nin "soykırımın ve diğer savaş suçlarının işlendiği bir bölgeye silah sevkiyatı yapan devletleri, işlenen suçlardan sorumlu tutulabilme ihtimali olduğu" aktarıldı.

Nikaragua'nın iddiaları

Nikaragua, UAD'de 8 Nisan'da yapılan duruşmalarda, Almanya'nın uluslararası hukuku dört şekilde ihlal ettiğini öne sürmüştü. Nikaragua, ilk olarak Almanya'nın, İsrail'e verdiği askeri, siyasi ve mali destekle Gazze'de soykırım işlenmesini kolaylaştırdığını ve Soykırım Sözleşmesi'ne aykırı hareket ettiğini belirtmişti.

Almanya'nın İsrail'e en çok silah tedarik eden ikinci ülke olduğunu kaydeden Nikaragua’nın avukatları, Almanya’nın aynı zamanda İsrail'e verdiği bu mühimmatların Gazze'deki soykırımda kullanıldığını bilmemesinin mümkün olmadığını vurgulamıştı.

İkinci olarak Almanya’nın, uluslararası insancıl hukukun temel sözleşmelerini ve teamüllerini ihlal ettiğini anlatan Nikaragua’nın avukatları, Almanya’nın bir yandan Filistinlilere yönelik yardımları keserken diğer taraftan da İsrail’e tank mermisi, Heron insansız hava aracı, çelik yelek, tıbbi malzeme ve savaş gemisi mühimmatı gönderdiğine dikkati çekmişti.

Nikaragua, üçüncü olarak, Gazze başta olmak üzere Filistin'in tüm topraklarında devam eden İsrail’in işgal ve ilhak uygulamalarına Almanya’nın katkı sağladığını aktarmıştı.

Son olarak Nikaragua, Almanya'nın, İsrail’in Filistinlilere yönelik uyguladığı apartheid ve ayrımcı rejimi engellemeyerek ve hatta destek olarak uluslararası hukukun emredici normlarına aykırı hareket ettiğini savunmuştu.

Nikaragua, dava sonucunda Divan'dan, Almanya'nın "uluslararası yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini tespit etmesine, bu eylemlerine son vermesine, bu ihlallerin tekrarlanmayacağına dair güvence vermesine ve bu ihlallerin mağdurlarının zararını tazmin etmesine" hükmetmesini istemişti.

Almanya suçlamaları reddetmişti

Almanya'nın avukatları, 9 Nisan'daki duruşmalarda, Berlin yönetiminin "İsrail'in Gazze'deki soykırımını desteklediği" yönündeki iddialarını reddederken, silah ihracatının uluslararası hukuk kurallarına uygun yapıldığını öne sürmüştü.

Avukatlar ayrıca İsrail'e gönderilen silahların, ciddi bir ihracat lisansı incelemesine tabi tutulduğunu ve İsrail'e silah göndererek hukuka aykırı hareket edilmediğini savunmuştu.

Almanya'nın, işgal altındaki Batı Şeria, Ürdün ve diğer yerlerdeki Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) operasyonları için fon sağlamayı ve UNWRA dışındaki insani yardım kuruluşlarını desteklemeyi sürdürdüğünü belirten avukatlar, Nikaragua'nın talep ettiği geçici tedbirlere hükmetmesini gerektirecek derecede ciddi ve telafisi mümkün olmayan bir riskin bulunmadığını ileri sürmüştü.

UAD'nin ihtiyati tedbir taleplerini reddetmesinin ardından dava, Nikaragua'nın esas iddiaları kesin hükme bağlanana kadar görülmeye devam edecek.