Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İşgalci İsrail polisinin, fanatik Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya baskın yapması ve kutsallığını ihlal eden kışkırtıcı eylemlerine izin vermesini kınıyoruz." ifadeleri kullanıldı.

İsrail polisinin namaz için Harem-i Şerif'e girişleri kısıtladığına da dikkat çekilen açıklamada, İsrail'in söz konusu uygulamalarıyla Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsünün ihlal edildiği vurgulandı.

"İsrail'in işgalci güç olarak Mescid-i Aksa ve kutsallığına karşı tüm ihlal ve uygulamalarına son vermesi" çağrısı yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa'nın himayesinde bulunduğu Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresine saygı duyulması gerektiği belirtildi.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, sabah saatlerinde yaklaşık 950 fanatik Yahudi yerleşimcinin, Mescid-i Aksa'nın güneybatısındaki El-Meğaribe Kapısı'ndan Harem-i Şerif'e baskın düzenlediğini açıklamıştı.

Mescid-i Aksa'ya ilişkin statüko

Ürdün, 1994'te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul ediliyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu: Kazaya uğrayan helikopterin yeri tespit edildi İran Devrim Muhafızları Ordusu: Kazaya uğrayan helikopterin yeri tespit edildi

Yine 2013'te Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmaya göre, Kudüs ve oradaki kutsal mekanların savunulması ve vesayet hakkı da Ürdün'e verildi.

Anlaşmaya göre Mescid-i Aksa; Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.

İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyaret edebileceği" tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.

Ancak fanatik Yahudi yerleşimcilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.