İsrail, Askeri Uzman Tuğgeneral İlyas Hanna'nın Hizbullah'ın "stratejik üçgeni" olarak adlandırdığı Lübnan'ın farklı bölgelerine yönelik yoğun hava saldırılarını sürdürüyor. Hanna bu stratejik üçgenle başkent Beyrut, kentin güney banliyöleri (Dahiye), Bekaa Vadisi ve Güney Lübnan'ı işaret ediyor.

Lübnan'daki askeri tabloyu analiz eden Hanna, Hizbullah'ın savaşa geri dönmesinin, komuta ve kontrol sistemini onarmayı başardığı ve özellikle insansız hava araçları (İHA) ile Katyuşa füzeleri gibi askeri operasyonlar yürütmesini sağlayacak belirli araçlara sahip olduğu anlamına geldiğini açıkladı.

Herzog: Kara işgali yok, hedef Orta Doğu'yu değiştirmek
Herzog: Kara işgali yok, hedef Orta Doğu'yu değiştirmek
İçeriği Görüntüle

Çarşamba günü Hizbullah, Güney Lübnan'daki Kefr Kila kasabası eteklerinde bir İsrail tankının Kornet tanksavar füzesiyle vurulma anlarına ait görüntüler yayınladı. İsrail işgal ordusu ise birliklerinin tanksavar füzesiyle hedef alınması sonucu iki askerinin yaralandığını duyurdu.

Askeri uzman, örgütün doğrudan çatışmadan ve geleneksel belirleyici savaşlardan kaçındığına; bunun yerine 1993 ve 1996 yıllarında olduğu gibi İsrail'in kara harekatına karşı "vur-kaç" kuralına dayalı alışılmadık bir yöntemle karşılık verdiğine inandığını ifade etti. Ancak Hanna, 2000 yılından sonra sahadaki koşulların değiştiğini de kabul ediyor.

Saha düzeyinde ise Hanna, İsrail'in Merkava tanklarının tek başına ilerlemediğini, piyade koruması altında hareket ettiğini belirtti. Bu tankların zırh delici silahlara karşı "Trophy" aktif koruma sistemiyle donatıldığını ve 120 milimetrelik top ateşiyle desteklenerek savaş alanında psikolojik bir etki yarattığını vurguladı.

Herhangi bir direniş hareketinin bir sponsora, güvenli bir sığınağa ve komuta-kontrol mekanizmasına ihtiyaç duyduğunun altını çizen Hanna, mevcut ortamın tamamen destekleyici olmadığını kaydetti. İran'ın kendi içinde yaşadığı sıkıntılar ve Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesiyle birlikte, Suriye üzerinden İran'a uzanan lojistik güzergahın artık ortadan kalktığını belirtti.

İsrail'in Taktikleri

Buna karşılık askeri uzman, işgal ordusunun hala varlık gösterdiği 5 noktaya dikkat çekerek, İsrail'in belirli bir görevi yerine getirmek üzere çok uzmanlıklı birliklerden oluşan bir askeri güç oluşturma ve görev tamamlandıktan sonra bu birliği dağıtma üzerine kurulu bir taktik benimsediğini ifade etti.

Tampon bölge tartışmalarına da değinen uzman, Lübnan topraklarında 10 kilometreye kadar içeri ilerlemenin yeni merkezler kurmak, köyleri boşaltmak ve buraları Hizbullah, ordu ve devlete baskı yapmak amacıyla "insansız topraklara" dönüştürmek anlamına geldiğini savundu. Bunu "kademeli ısırma" olarak nitelendiren Hanna, Litani Nehri'ne kadar 25 ila 30 kilometrelik bir ilerleyişin ise İsrail'in elinde bulunmayan büyüklükte bir insan gücü gerektirdiğini vurguladı.

Bu bağlamda işgal ordusu, geçtiğimiz cumartesi gününden bu yana ABD ile birlikte İran'a karşı yürüttüğü savaşla eş zamanlı olarak, pazartesi gününden beri Lübnan'a yönelik tırmanan saldırılarının gölgesinde çarşamba öğle saatlerinde Güney Lübnan'daki tüm sakinlere derhal bölgeyi boşaltmaları ve Litani Nehri'nin kuzeyine geçmeleri yönünde uyarıda bulundu.

İsrail ordusu, Hizbullah'ın pazartesi günü erken saatlerde kuzey İsrail'deki bir askeri üssü bombaladığını açıklamasının ardından "taarruz muharebesi" başlattığını duyurmuştu. İsrail savaş uçakları Dahiye bölgesine ve Güney Lübnan'a bir dizi hava saldırısı düzenleyerek onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Daily Ummah