Orta Doğu

Yaptırımları deldiler: İran'ın silahlanma sırrı

İran, tersine mühendislik ve karaborsa ağlarıyla F-14'leri uçurup, Orta Doğu'nun en büyük füze ve denizaltı gücünü inşa etti.

Abone Ol

2007 yazında Pentagon, Arizona'daki bir üste efsanevi F-14 "Tomcat" savaş uçaklarını, parçalarının İran'ın eline geçmesini önlemek için dev makinelerde 60 santimetrelik hurdalara dönüştürdü. Ancak bu sembolik imha, Tahran'ın hırsını durduramadı. 1979 Devrimi öncesi alınan 79 adet F-14'ü uçurmak için parça bulamayan İran, 1982'de başlattığı "Kendine Yetme Cihadı" ile imkansızı başardı. Karaborsa ağları, sahte şirketler ve en önemlisi "tersine mühendislik" yöntemiyle, uçakların en kritik parçalarını kopyalamayı başardı. Hatta ABD yapımı bu uçaklara, kendi ürettikleri "Fakur-90" füzelerini entegre ederek 40 yıl boyunca havada tuttular.

Scud'dan Hipersonik "Fettah"a

İran'ın "direniş ekonomisi" sadece uçakları havada tutmakla kalmadı, Orta Doğu'nun en büyük balistik füze envanterini de yarattı. Libya'dan alınan Scud füzelerini kopyalayarak başlayan süreç, bugün ses hızının 15 katına (15 Mach) çıkabilen "Fettah" hipersonik füzelerine evrildi. Katı yakıt teknolojisine geçişle birlikte füzelerin fırlatma hazırlık süresini kısaltan Tahran, Haziran 2025'teki çatışmalarda bu kapasiteyi sahada test etti. ABD ve İsrail savunma sistemlerini "sürü" taktiğiyle zorlayan bu füzeler, İran'ın caydırıcılık doktrininin bel kemiğini oluşturuyor.

Denizlerin altındaki asimetrik tehdit

Tahran'ın yerli üretim hamlesi donanmaya da sıçradı. Rus yapımı "Kilo" sınıfı denizaltıların bakım zorluklarını aşmak için kendi göbeğini kesen İran, sığ körfez suları için optimize edilmiş "Gadir" ve daha gelişmiş "Fatih" sınıfı denizaltıları üretti. Ancak asıl tehdit, suyun altındaki sessiz tehlikede yatıyor: Deniz mayınları. İstihbarat raporlarına göre İran'ın elinde, Hürmüz Boğazı'nı dünya ticaretine kapatabilecek kapasitede, yaklaşık 6.000 adet gelişmiş deniz mayını bulunuyor.

Yıkım değil, bilgi birikimi

Uzmanlar, İran'ın askeri gücünün sadece silahlardan ibaret olmadığını, asıl gücün bu silahları üreten "kurumsal hafıza" ve "sanayi esnekliği" olduğunu vurguluyor. İsrail'in Haziran 2025'te bazı tesisleri vurmasına rağmen, İran'ın mühendislik bilgisini ve tedarik ağlarını yok edememesi, "yıkılanın yerine yenisini koyma" kapasitesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Daily Ummah