Prof. Dr. Işın, İsrail ürünlerine yönelik tüm dünyada devam eden boykotlarla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye başlattığı saldırıların ardından tüketici gruplarının kitlesel eylemler yapmaya başladığını hatırlattı.

Boykotun iki yönlü olduğunu anlatan Işın, hem firmaların İsrail menşeli ürünleri satmaktan çekinir hale geldiğini hem de tüketicilerin boykotlarla İsrail'e tepkilerini gösterdiğini aktardı.

Filistinli işadamı: "Filistin mutfaklarının yüzde 50 ila 60'ı Türk malı" Filistinli işadamı: "Filistin mutfaklarının yüzde 50 ila 60'ı Türk malı"

Işın, şu anda dünyada iki boykot türünü de gördüklerine işaret ederek, sadece tüketicilerin değil, sivil toplum kuruluşlarının, hükümetlerin de bu süreçte aktif yer aldığını söyledi.

Birçok ülkede alışveriş sürecinde hassas davranıldığını, etiketlerin incelendiğini dile getiren Işın, buna örnek olarak da Fransa'yı gösterdi. Işın, "Fransa'da bazı marketlerde İsrail üretimi avokadoların başka ülke menşeli gösterilmesine tüketiciler tepki gösterdi. Buna benzer tepkiler sadece Fransa'dan değil, farklı ülkelerden de geliyor." dedi.

İsrail'in değer kayıplarına ilişkin resmi veri paylaşmadığının altını çizen Işın, şöyle devam etti:

"Boykotlar İsrailli firmaların marka değerini ciddi anlamda düşürdü. İsrail, olumlu algılandığı ABD'de bile tüketici boykotları ile karşı karşıya kaldı. Marka itibarı firmaların misyonu, vizyonu, insan hakları, adil olma, pozitif ayrımcılık gibi değerleri temel alıyor. Bunlar öne çıkarılırken, firmanın İsrail kökenli olması ya da İsrail'e tavır alınmaması marka değerini olumsuz yönde etkiliyor. Zaman zaman kamuoyuna da yansıyor. İsrailli askerlerin elinde ürünlerin fotoğraflanması da bu imajı zedeleyen nedenler arasında yer alıyor."

Işın, İsrail'in "entelektüel" sermayede de sıkıntılar yaşadığını, bilim adamlarının, akademisyenlerin "ortak" projeleri iptal ettiğini kaydetti.