Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), "Cehennemden Döndük: Filistinli Gazeteciler İsrail Hapishanelerindeki İşkenceyi Anlatıyor" başlıklı sarsıcı bir rapor yayımladı. Ekim 2023 ile Ocak 2026 arasındaki dönemi kapsayan rapor, serbest bırakılan 59 gazetecinin tanıklıklarına dayanıyor. Görüşme yapılan gazetecilerin biri hariç tamamı; ağır dayak, sistematik açlık ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını doğruladı.
"Korkutma ve susturma stratejisi"
CPJ İcra Direktörü Jody Ginsberg, bu tanıklıkların büyüklüğünün ve tutarlılığının münferit olayların çok ötesinde olduğunu belirterek, "Açık ve sistematik bir modelle karşı karşıyayız" dedi. Bölge Direktörü Sarah Al-Qudah ise bu uygulamaların gazetecileri korkutmak, susturmak ve tanıklık yeteneklerini yok etmek için yürütülen kasıtlı bir strateji olduğunu vurguladı.
Raporda belgelenen başlıca ihlal türleri:
| İhlal Kategorisi | Belgelenen Detaylar |
| Sistematik Açlık | 59 gazeteciden 55'i aşırı açlığa maruz kaldı; ortalama 23,5 kg kilo kaybı yaşandı. |
| Tıbbi İhmal | Anestezisiz dikiş atılması, tedavi edilmeyen kırıklar ve ağır göz yaralanmaları. |
| Cinsel Şiddet | İki gazetecinin tecavüze uğradığı ve cinsel şiddetin "aşağılama aracı" olarak kullanıldığı belgelendi. |
| Psikolojik İşkence | Aile bireylerini öldürme tehditleri ve "Sde Teiman" kampında yüksek sesli müzikle uyku yoksunluğu. |
"Aileni öldüreceğiz" tehditleri
Gazeteciler, hücrelerde kesici aletlerle darp edildiklerini ve elektrik şokuna maruz bırakıldıklarını anlattı. Gazeteci Emin Bereke, bir İsrail askerinin kendisine El Cezire ile çalışması nedeniyle doğrudan tehditler savurduğunu; "Vail el-Dehduh'un ailesini bize meydan okuduğu için öldürdük, senin aileni de öldüreceğiz" dediğini aktardı.
İdari tutukluluk ve hukuksuzluk
Rapora göre, serbest bırakılan gazetecilerin %80'inden fazlası herhangi bir resmi suçlama veya yargılama olmaksızın "idari tutukluluk" kapsamında alıkonuldu. Gazetecilerin dörtte biri, tutukluluk süreleri boyunca avukatlarıyla görüşme hakkından tamamen mahrum bırakıldı. 17 Şubat 2026 itibarıyla, savaşın başlangıcından bu yana gözaltına alınan 94 gazeteciden 30'u halen İsrail hapishanelerinde bulunuyor.
İsrail ordusu, bu belgelere rağmen "uluslararası hukuka uygun hareket edildiğini" iddia etse de; Şirin Gözlemevi verileri, savaşın başından bu yana yaklaşık 300 gazeteci ve medya çalışanının İsrail ateşinde hayatını kaybettiğini gösteriyor.




