"Lütfen gelin, çok korkuyorum..." Bu titreyen ses, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının en acı sembollerinden biri haline gelen 6 yaşındaki Hind Rajab'a aitti. Küçük kızın ve ailesinin trajik bir şekilde katledilişinin üzerinden iki yıl geçti, ancak o telefon konuşmasındaki çaresizlik dünya kamuoyunun vicdanında yankılanmaya devam ediyor.
Ocak 2024'te, İsrail tanklarının saldırısından kaçmak isteyen ailesiyle aynı araçta bulunan Hind, saldırı sonrası hayatta kalan tek kişi olmuştu. Cesetlerin arasında sıkışıp kalan ve saatlerce telefonla annesine ile Filistin Kızılayı'na ulaşarak "Beni kurtarın" diye yalvaran küçük kızın akıbeti, günlerce belirsizliğini korumuştu. Hind'i kurtarmak için yola çıkan ambulans ekibiyle de irtibat kesilmişti.
Olaydan 12 gün sonra, İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesiyle korkunç tablo gün yüzüne çıktı. Hind'in cansız bedeni, akrabalarıyla birlikte delik deşik edilmiş aracın içinde bulundu. Onu kurtarmaya giden sağlık ekibi de hemen yakınlarında vurularak öldürülmüştü. Yapılan incelemeler, küçük kızın sığındığı araca tam 335 kurşun sıkıldığını ortaya koydu.
Adalet Bekleyişi Sürüyor
Hind Rajab'ın ölüm yıl dönümünde Barselona'dan Berlin'e kadar dünyanın pek çok kentinde anma etkinlikleri düzenlendi. Sosyal medya kullanıcıları ve insan hakları aktivistleri, aradan geçen iki yıla rağmen olayla ilgili etkin bir soruşturma yürütülmemesine ve faillerin cezalandırılmamasına tepki gösteriyor. Hind'in hikayesi, Gazze'de çocuk olmanın ağırlığını ve uluslararası toplumun sessizliğini yüzüne vuran kanlı bir belge olarak tarihteki yerini koruyor.




