Lübnan Hizbullah'ı ile İsrail arasındaki gerilim, İsrail'in kuzeyine roket atılması ve ardından Beyrut'un güney banliyöleri (Dahiye), güney bölgeleri ve Bekaa'yı hedef alan geniş çaplı bir hava saldırısıyla yeni bir aşamaya girdi. Bu durum, Lübnan ve bölgesel sahaların iç içe geçtiğini gösteriyor.

Hizbullah'ın roket saldırısı, İran Dini Lideri Ali Hamaney'in suikastına yanıt olarak duyuruldu ve savaşın Lübnan'ın coğrafi sınırlarını aştığına işaret edildi. Buna karşılık İsrail ordusu, bu senaryoyla başa çıkmak için önceden hazırlanmış bir saldırı planını uygulamaya başladığını açıkladı.

Siyasi analist Ali Haydar, yaşananların İsrail'in aylardır Lübnan topraklarında sürdürdüğü saldırı bağlamından ayrı tutulamayacağını belirterek, örgütün daha önce açık bir yıpratma savaşı gerçeğine uyum sağlamayı reddettiğini açıkladığını söyledi. Haydar, İsrail saldırılarının devam etmesinin ve Lübnan devletinin bunları durdurmadaki acziyetinin, Hizbullah'ı misilleme yapmasına olanak tanıyan bölgesel bir "değişken" beklemeye ittiğini belirterek, İsrail'in İran'a açtığı savaşın bu beklenen değişkeni oluşturduğuna dikkat çekti.

Haydar'ın okumasına göre Hizbullah artık Lübnan ve bölgesel sahaları birbirinden ayırmanın mümkün olmadığını düşünüyor; çünkü İsrail, Lübnan'ı bölgedeki denklemlerden bağımsız ele almıyor, aksine "Direniş Ekseni"ni zayıflatmaya bağlı daha geniş bir güvenlik vizyonu içine yerleştiriyor. Örgütün tutumunu Hamaney suikastına bağlamasının ideolojik boyutun ötesine geçerek, "İran'ın zayıflamasının Lübnan dahil tüm bölgedeki dengelere yansıyacağı" şeklinde stratejik bir anlam taşıdığını ifade etti.

Lübnan, Hizbullah'a askeri yasağı uygulayabilir mi?
Lübnan, Hizbullah'a askeri yasağı uygulayabilir mi?
İçeriği Görüntüle

İsrail ve Lübnan'ı Tarafsızlaştırma

Haydar, Lübnan'ı tarafsızlaştırma çağrılarına yanıt olarak, Lübnan tarafsız kalsaydı İsrail'in saldırılarını durdurup durdurmayacağını sorguladı ve 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından sonra bile ihlallerin devam ettiğine dikkat çekti. Bu anlaşma, 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı operasyonunun ardından örgütün Gazze cephesine destek vermesi nedeniyle aylarca süren aralıklı çatışmaların ardından gelmişti, ancak o zamandan beri defalarca ihlaller kaydedilmişti.

Sahada ise Al Jazeera muhabiri, Dahiye'nin İsrail hava saldırılarına maruz kaldığını, ayrıca güneydeki Haruf, Hırbet Silm ve Şihabiye beldeleri ile ülkenin doğusundaki Bekaa'da patlamalar olduğunu bildirdi. İsrail ordusu ise Lübnan'dan atılan bazı roketlerin açık alanlara düştüğünü, bir roketin engellendiğini ve güçlerinin farklı cephelerdeki her türlü tehdide karşı hazır olduğunu açıkladı.

Askeri ve stratejik uzman Tuğgeneral Hasan Cuni, İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcısı Eyal Zamir'in saldırı planını hızla onaylamasının, yanıtın önceden hazırlandığını gösterdiğini ve daha geniş bir çatışmaya geçiş ihtimalini güçlendirdiğini belirtti. Cuni, İsrail'in hedef bankasının tamamen askeri olmayabileceğini, Lübnan'ın iç kesimlerine acı vermek ve baskı yapmak amacıyla sivil altyapıları da kapsayabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. İsrail'in son savaştan bu yana saldırılarını sürdürdüğünü ve vurulmadık pek fazla geleneksel askeri hedef bırakmadığını, bu durumun örgütün sahadaki hareketliliğiyle birlikte ortaya çıkabilecek yeni hedefleri kapsayacak şekilde saldırı çemberini genişletme ihtimalini artırdığını ifade etti.

Karşılıklı Tırmanış Döngüsü

Cuni'nin değerlendirmesine göre, örgütün açık bir çatışmaya girmesi karşılıklı bir tırmanış döngüsüne kapı aralıyor; İsrail fırlatma rampalarını ve sahadaki hareketliliği takip etmeye çalışırken, Hizbullah da saldırı menzilini genişletmeye devam edebilir.

Lübnan'ın iç siyaseti açısından Cuni, "savaşa girme" kararı konusunda geniş bir bölünme olduğuna dikkat çekerek, büyük bir tırmanışın yansımalarının yalnızca askeri boyutla sınırlı kalmayacağını, siyasi ve ekonomik istikrara da sıçrayacağını vurguladı.

Bu konuda Haydar, örgütün önündeki seçeneklerin sınırlı olduğunu; ya bölgesel savaşın sonuçlarını bekleyerek misillemeye devam edeceğini ya da İsrail saldırılarını durduracak iç veya uluslararası bir siyasi müdahaleye bel bağlayacağını söyledi. Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana devam eden ve "günlük saldırganlık" olarak nitelendirdiği durumun, denetim mekanizmalarına olan güveni zayıflattığını, bu mekanizmaların can kayıplarını ve Lübnan egemenliğinin ihlal edilmesini engelleyemediğini vurguladı.

Sonuç olarak, örgütün tırmanışından çıkan temel mesaj, sessiz yıpratma denkleminin devam etmesini reddettiğidir; İsrail'in göstergeleri ise verilecek yanıtın sınırlı olmayıp daha geniş çaplı bir harekata dönüşebileceğini ima ediyor.

Daily Ummah