ABD'nin İran'a nükleer müzakereler için tanıdığı sürenin sonuna yaklaşılırken, İsrail Lübnan cephesinde askeri ve siyasi baskıyı artırıyor. Cuma günü gerçekleştirilen ve savaşın sona ermesinden bu yana düzenlenen en şiddetli hava saldırılarında, aralarında çocukların da bulunduğu 12 kişi hayatını kaybetti. Hizbullah ve Hamas, saldırılarda 8 üyelerinin şehit olduğunu doğruladı. Uzmanlar, bu yoğun bombardımanın Hizbullah'ı İran ile yaşanabilecek olası bir çatışmadan uzak tutmayı amaçlayan sert bir mesaj olduğunu değerlendiriyor.

İki cepheli savaş kapasitesi ve ABD desteği

İsrail meseleleri uzmanı Dr. Mühenned Mustafa'ya göre, son saldırılar İsrail'in aynı anda iki cephede birden savaşabileceğini kanıtlama çabası taşıyor. Mustafa, İran ile yaşanan 12 günlük savaş sırasında İsrail hava kuvvetlerinin tamamen İran'a odaklandığını, ancak bugün ABD'nin bölgedeki doğrudan askeri varlığı sayesinde kapasitesini Lübnan ve İran arasında paylaştırabildiğini belirtiyor. İsrail'in, olası bir çatışmada İran rejimini devirmeyi planlarken, Hizbullah'ın elindeki füze gücüyle İsrail'i felç etme ihtimalini ortadan kaldırmak istediği vurgulanıyor.

Lübnan'ın iç dengeleri ve ordu baskısı

Lübnanlı analist Emin Kamuriye, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın "direniş kapasitesine" dair açıklamalarına rağmen, örgütün yeni bir topyekun savaşa girmeye hazır olmadığını savunuyor. Kamuriye, İsrail'in Lübnan ordusunu Hizbullah ile karşı karşıya getirmeye çalıştığını ve belirli bir yöntemle silahsızlanma dayatmasının Lübnan iç siyasetinde telafisi zor krizlere yol açabileceğini ifade ediyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da Sayda ve Bekaa bölgelerine düzenlenen saldırıları kınayarak, bu eylemlerin istikrar çabalarını kasten baltaladığını belirtti.

İran düğümü ve askeri hazırlıklar

Hamas yeni siyasi büro başkanını seçmeye hazırlanıyor
Hamas yeni siyasi büro başkanını seçmeye hazırlanıyor
İçeriği Görüntüle

Lübnan'daki hareketlilik, İran ile diplomasi yolunun tıkanmasıyla doğrudan bağlantılı görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'a nükleer plan sunması için iki hafta süre verirken, uranyum zenginleştirme konusundaki derin görüş ayrılıkları savaş ihtimalini güçlendiriyor. Nükleer danışman Paul Dorfman, İran'ın barışçıl amaçlar için zenginleştirme hakkını savunduğunu ancak İsrail'in yayılmacı tutumunun bölge için büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle Arak ağır su reaktörü ve lazerle zenginleştirme teknolojisi, Batı tarafından nükleer silah üretimi için "gizli yol" olarak değerlendiriliyor.

Şu an itibarıyla ABD, bölgeye 2003'ten bu yana en büyük askeri yığınağını yapmış durumda. Başkan Trump'ın sınırlı bir askeri operasyondan rejim değişikliğine kadar uzanan seçenekleri masada tuttuğu bildirilirken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise baskılara asla boyun eğmeyeceklerini ve onurlarını korumak için son nefese kadar direneceklerini vurguladı.

Daily Ummah