Milli Savunma Bakanlığı çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran'ın fırlattığı ve Irak ile Suriye üzerinden Türk hava sahasına yönelen bir balistik füzenin Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü duyurdu.
Olayda herhangi bir can kaybı veya hasar yaşanmazken, bu gelişme ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bir NATO üyesi olan Türkiye'nin savaşın yörüngesine girmesi, çatışmanın sınırlarının genişleyebileceğine işaret ediyor.
İran ile 500 kilometrelik sınırı paylaşan Türkiye, salı günü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan aracılığıyla İran'ın Körfez ülkelerindeki hedeflere yönelik "rastgele" bombardımanının "yanlış bir strateji" olduğu uyarısında bulunmuştu.
Türkiye'den İran'a Nota
Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde Ankara'nın füze krizinden duyduğu rahatsızlığı iletti. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Fidan, görüşmede "çatışmanın yayılmasına yol açabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini" vurguladı.
Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "Tüm tarafları bölgedeki çatışmayı daha da tırmandıracak eylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişarelerimizi sürdüreceğiz. Topraklarımızı ve hava sahamızı savunmak için gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla ve tereddütsüz alacağız. Ülkemize yönelik her türlü düşmanca eyleme karşı cevap verme hakkımızı saklı tuttuğumuzu tüm taraflara hatırlatırız."
Reuters'a konuşan Türk diplomatik bir kaynak, Ankara'nın tepkisini ve endişesini dile getirmek üzere İran Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırdığını belirtti.
Hedef Türkiye miydi?
NATO Sözcüsü Farah Dakhlallah saldırıyı kınayarak, "İran'ın bölge genelindeki pervasız saldırıları sürerken, NATO Türkiye de dahil olmak üzere tüm müttefiklerinin kararlılıkla yanındadır. Hava ve füze savunması da dahil olmak üzere caydırıcılık ve savunma duruşumuz güçlü kalmaya devam etmektedir" dedi.
AFP'ye konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk yetkili, Türkiye'nin "hedef olmadığını" belirterek, "Füzenin Güney Kıbrıs'taki bir üssü hedef aldığını ancak rotasından saptığını düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Ancak Wall Street Journal, ABD'li bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran füzesinin ABD güçlerine ev sahipliği yapan kritik bir Türk askeri üssüne, güneydeki Adana ilinde bulunan İncirlik Hava Üssü'ne doğru yöneldiğini iddia etti. CNN ise ABD Donanmasına ait bir destroyerin, Türk hava sahasına yönelen füzeyi vurduğunu aktardı.
Fidan: "Yanlış Strateji"
Dışişleri Bakanı Fidan, füze krizinden önce salı günü TRT Haber'e verdiği mülakatta, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik misillemelerini sert bir dille eleştirmişti. Fidan, Körfez ülkelerinin büyük bir kısmının savaşı önlemek için yoğun çaba sarf ettiğini, İran'a zarar vermediklerini ve hava sahalarını saldırgan tarafa açmadıklarını hatırlattı.
Fidan, İran'ın tepkisinin karşı karşıya olduğu tehdidin ciddiyetine dair bakış açısını yansıttığını belirterek, "İzlenen strateji görünüşe göre şu: Eğer ben batacaksam, bölgeyi de benimle birlikte batırırım" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da pazar günü yaptığı açıklamada, Dini Lider Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey askeri komutanın İsrail-ABD saldırılarında hayatını kaybetmesinden duyduğu "üzüntüyü" dile getirmişti.
NATO'nun 5. Maddesi Devreye Girer mi?
Konuyla ilgili ilk ABD değerlendirmesi Savunma Bakanı Pete Hegseth'ten geldi. Hegseth çarşamba günü yaptığı açıklamada, Türk hava sahasına yönelen bir İran balistik füzesinin NATO tarafından imha edilmesinin, İttifak'ın ortak savunmayı öngören 5. Maddesi'ni tetiklemesinin "mantıklı olmadığını" söyledi.
NATO antlaşmasının 5. Maddesi kolektif savunmayı temel alır; yani bir üye devlete yapılan silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır. Bu durumda üyeler, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemleri derhal ve ortaklaşa almayı taahhüt ederler.





