Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Davos Ekonomik Forumu'nda katıldığı panelde küresel ve bölgesel gelişmelere dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Al Sani, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeninin artık işlevselliğini yitirdiğini ve küresel sistemin köklü reformlara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Özellikle Orta Doğu'daki mevcut durumun, bölgesel güvenlik mimarisinin ve mühendisliğinin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını belirtti.
Bölgedeki son gelişmeleri değerlendiren Katar Başbakanı, Lübnan'da yeni hükümetin kurulması ve Suriye'deki siyasi değişimler gibi olayları olumlu adımlar olarak nitelendirse de, istikrarın henüz sağlanamadığının altını çizdi. Gazze'deki savaşın bakiyesi ve İran'da yaşanan gelişmelerin "belirsizlik ve güvensizlik" ortamını beslediğini ifade eden Al Sani, taraflar arasında güven inşa edilmeden kalıcı bir huzurun mümkün olamayacağını söyledi.
Konuşmasında Gazze'deki duruma geniş yer ayıran Al Sani, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen "Barış Konseyi" girişimine Katar'ın da davet edildiğini açıkladı. Ateşkes anlaşmasının önemli bir başarı olduğunu ancak İsrail güçlerinin çekilmesi konusunda belirlenen takvime uyulmadığını belirten Başbakan, "Gazze'nin yarısından fazlası halen İsrail kontrolü altında. 'Sarı çizgi' olarak belirlenen çekilme hattına riayet edilmemesi sahada gerilimi tırmandırıyor" ifadelerini kullandı.
İran ile ilgili gerilimlere de değinen Al Sani, askeri tırmanış yerine diplomasinin tek çözüm yolu olduğunu savundu. 22 yıl önceki Irak işgalinin sonuçlarının hala hissedildiğini hatırlatan Katar Başbakanı, bölgenin yeni bir çatışmayı kaldıramayacağını vurgulayarak nükleer müzakereler ve diplomatik çözümler için ABD ile koordinasyon içinde olduklarını belirtti. Al Sani ayrıca Katar ekonomisinin jeopolitik risklere rağmen büyümeye devam ettiğini ve enflasyonun yüzde 1'in altına düştüğünü sözlerine ekledi.





