ABD Başkanı Donald Trump’ın, işgal rejimi İsrail’in Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a yönelik sarf ettiği sert sözler siyaset dünyasında büyük yankı uyandırdı. New York Times’ın haberine göre Trump, yolsuzluk davası devam eden Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında henüz af kararı vermeyen Herzog’u "rezil" olarak nitelendirdi.
Beyaz Saray’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, Netanyahu’nun yargı sürecindeki gecikmelere tepki göstererek, "İsrailliler, Netanyahu'yu affetmekte geciktiği için başkanlarını azarlamalı" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bir ABD başkanının, stratejik ortağı olan bir yapının iç işlerine ve yargı mekanizmasına yönelik en açık müdahalesi olarak değerlendirildi.
Egemenlik ve Hukuk Tartışması
Gelen tepkiler üzerine Isaac Herzog’un ofisinden yapılan resmi açıklamada, af talebinin yasalar çerçevesinde incelendiği ifade edildi. Açıklamada, "İsrail, hukukun üstünlüğüyle yönetilen egemen bir devlettir" denilerek, kararın dış baskılardan uzak, devletin çıkarları ve vicdani sorumluluk gereği alınacağı vurgulandı.
Netanyahu cephesinden Miri Regev ve Danny Danon gibi isimler Trump’a desteklerini belirtirken, kullanılan üslubun farklı olması gerektiğini dile getirdiler. Öte yandan hukukçular, henüz bir hüküm verilmeden çıkarılacak "önleyici affın" hukuk önünde eşitlik ilkesini kökten sarsacağı uyarısında bulunuyor.
Netanyahu’nun 5 Yıllık Yargı Serüveni
Hakkında rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamaları bulunan Netanyahu, yaklaşık beş yıldır yargı önünde hesap veriyor. Cumhurbaşkanlığı makamının sembolik bir nitelik taşıdığı işgal rejiminde, af yetkisi en kritik yetkilerden biri olarak görülüyor. Trump’ın daha önce de mektuplar yazarak ve meclis konuşmalarında Herzog’dan bu yetkiyi kullanmasını talep ettiği biliniyor.
Bu son gelişme, Trump yönetiminin Netanyahu’yu yargı kıskacından kurtarma çabalarının yeni bir safhaya geçtiğini gösteriyor.





