Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında Cenevre'de yürütülen dolaylı müzakereler, bir yandan ihtiyatlı bir iyimserlik, diğer yandan ise askeri tehditlerin gölgesinde devam ediyor. İkinci tur görüşmelerin ardından taraflar "ilerleme" kaydedildiğini doğrulasa da, masadaki temel anlaşmazlık noktaları hala çözülmeyi bekliyor.

"Ortak İlkeler" üzerinde uzlaşıldı mı?

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araksi, Salı günü sona eren görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, "Her iki tarafın da olası bir anlaşma metni yazmak için üzerinde hareket edeceği ortak ilkeler konusunda anlaştığını" duyurdu. Beyaz Saray kaynakları da müzakerelerde ilerleme sağlandığını ancak tartışılması gereken çok sayıda teknik detay olduğunu belirtti. Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ise tarafların bir sonraki toplantı öncesinde "net adımlara" sahip olduklarını ifade etti.

Masadaki derin çatlak: Nükleer mi, füzeler mi?

Müzakerelerin içeriğine dair en büyük tartışma, kapsam üzerinde yoğunlaşıyor. Uzmanlar, tarafların şu noktada hala birbirlerinden çok uzak olduğunu vurguluyor:

Siyonist rejimde Trump krizi: Netanyahu'nun affı zorda
Siyonist rejimde Trump krizi: Netanyahu'nun affı zorda
İçeriği Görüntüle
  • İran'ın Kırmızı Çizgisi: Tahran, müzakerelerin sadece nükleer program ve yaptırımların kaldırılması çerçevesinde kalmasını şart koşuyor. Tahran Üniversitesi'nden Hasan Ahmediyan, füze programı ve bölgesel dış politikanın asla masada olmadığını belirtti.

  • ABD'nin Talebi: Washington ise nükleer konunun ötesine geçerek İran'ın balistik füze programını ve insan hakları meselelerini de anlaşmaya dahil etmek istiyor.

Askeri mesajlar ve Hürmüz Boğazı

Diplomatik süreç işlerken, sahada askeri gerilim en üst seviyede. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kısa süreliğine kapatması, Washington'a "savaşa hazırız" mesajı olarak yorumlandı. İran Lideri Ali Hamaney, füze programının bir iç mesele olduğunu vurgularken, ABD uçak gemilerini batırma kapasitesine sahip olduklarını imal etti.

Başkan Donald Trump ise görüşmeler öncesinde İran'ın "daha rasyonel" olmasını beklediğini söyleyerek, "Tahran bir anlaşma yapmak istiyor çünkü bunun aksinin sonuçlarına katlanmak istemiyorlar" diyerek yaptırım ve askeri baskı sinyali verdi.

Cenevre'deki 4 saatlik yoğun trafiğin savaşı en azından geçici olarak durdurduğu düşünülse de, iki başkent arasındaki güven bunalımı ve stratejik hedeflerin farklılığı kalıcı bir barışın önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.

Daily Ummah