Casusluk dünyasının karanlık labirentlerini anlatan dünyaca ünlü "Tehran" dizisinin yapımcısı Dana Eden, bizzat ürettiği senaryoları aratmayacak kadar gizemli bir şekilde hayatını kaybetti. 52 yaşındaki Eden’ın Yunanistan’ın başkenti Atina’daki bir otel odasında bulunan cansız bedeni, hem polisi hem de sosyal medyayı ayağa kaldırdı.
Atina'da karanlık bir sabah
Dizinin 4. sezon çekimleri için Atina'da bulunan Eden'ın odasında yapılan ilk incelemelerde, vücudunda ve boynunda morluklar saptandı. Bu durum "suikast" iddialarını tetiklese de, Yunan ve İsrail makamları hızla açıklama yaparak herhangi bir cinayet şüphesi bulunmadığını ve olayın bir "intihar" olduğunu değerlendirdiklerini duyurdu. Yapımcı şirketten gelen açıklamada ise spekülasyonlardan kaçınılması çağrısı yapıldı:
"Ölümü milliyetçi veya suç odaklı nedenlere bağlayan söylentiler asılsızdır. Herkesi sorumlu davranmaya davet ediyoruz."
"Tehran" dizisi neden hedefte?
2020 yılında yayınlanmaya başlayan ve 2021'de Uluslararası Emmy Ödülü kazanan "Tehran", bir Mossad ajanının İran nükleer reaktörünü sabote etme girişimini konu alıyor. Dizi, son yıllarda İsrail ile İran arasındaki "gölge savaşının" medya ayağındaki en güçlü silahı olarak görülüyor. Özellikle dizide işlenen siber saldırılar ve suikast yöntemlerinin gerçeğe yakınlığı, Eden’ın ölümünü daha da şüpheli hale getiriyor.
Sosyal medya ikiye bölündü
Eden'ın ölümü sosyal medyada büyük bir tartışma başlattı. İşte öne çıkan yorumlar:
-
Komplo Teorileri: Birçok kullanıcı, boyundaki morluklara dikkat çekerek bunun profesyonel bir suikast olabileceğini savunuyor. Bazıları ise İsrail'in bu ölümü "İran karşıtı bir propaganda malzemesi" olarak kullanabileceğini iddia ediyor.
-
İfşa İddiası: Bazı takipçiler, dizinin son bölümlerinde İsrail'in gizli operasyonel yöntemlerini (çağrı cihazı saldırıları gibi) deşifre ettiği için Eden'ın hedef alınmış olabileceğini öne sürüyor.
-
Propaganda Eleştirisi: Karşı görüştekiler ise dizinin zaten bir "Siyonist propagandası" olduğunu ve bu ölümün dizinin reklamı için köpürtüldüğünü savunuyor.
İran medyasının "Siyonist dezenformasyonu" olarak nitelediği dizinin yapımcısının ölümü, Atina-Tel Aviv-Tahran üçgeninde daha uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.




