Orta Doğu

Hariri suikastının 21. yılı: Lübnan hafıza ile kriz arasında

Eski Başbakan Refik Hariri'nin suikast sonucu hayatını kaybetmesinin 21. yılında Lübnan, derin bir siyasi boşluk ve ekonomik çöküşün gölgesinde geçmişi yad ediyor.

Abone Ol

Lübnan, modern tarihinin en sarsıcı olaylarından biri olan eski Başbakan Refik Hariri suikastının 21. yıl dönümünü yaşıyor. 14 Şubat 2005 tarihinde Beyrut’un kalbinde düzenlenen devasa bombalı saldırı, sadece bir liderin hayatına mal olmamış; aynı zamanda ülkedeki 30 yıllık Suriye askeri varlığının sona ermesine ve "Sedir Devrimi" olarak bilinen sürecin başlamasına zemin hazırlamıştı. Bugün gelinen noktada Lübnan, bu suikastın yarattığı siyasi kırılmaların yanı sıra 2019’dan bu yana süren ekonomik buhran ve liderlik kriziyle karşı karşıya.

Siyasi saflaşma ve derinleşen krizler

Suikast sonrası Lübnan siyaseti, "14 Mart" ve "8 Mart" blokları olarak iki keskin kutba ayrılmıştı. Ancak geçen yirmi yıl içerisinde bu ittifaklar, bölgesel dengelerin değişmesi ve iç anlaşmazlıklar nedeniyle büyük ölçüde işlevini yitirdi. Özellikle 2019 yılındaki halk protestoları, 2020 Beyrut Limanı patlaması ve tarihin en ağır mali çöküşlerinden birinin yaşanması, mevcut siyasi sınıfın çözüm üretme kabiliyetini sorgulanır hale getirdi.

Sünni siyasetindeki boşluk: 1995 yılında kurulan ve Sünni toplumunun ana temsilcisi haline gelen Müstakbel Hareketi, Refik Hariri’nin şehadetinden sonra oğlu Saad Hariri liderliğinde yoluna devam etmişti. Ancak Saad Hariri’nin 2022 yılında siyasi faaliyetlerini askıya alma kararı, Lübnan’ın Sünni kanadında doldurulamayan bir temsil boşluğu yarattı.

Uzman görüşleri: Liderlik ve gelecek arayışı

Siyasi analistlere göre, Hariri’nin yokluğu sadece kendi taraftarları için değil, Lübnan’ın genel siyasi dengesi için de büyük bir kayıp olarak görülüyor.

  • Raşid Fayez (Siyasi Yazar): Müstakbel Hareketi’nin sahneden çekilmesinin, bölgedeki mezhebi ve siyasi dengeleri etkileyen marjinal akımların önünü açtığını savunuyor. Fayez’e göre, Refik Hariri’nin vizyonu sadece siyaset değil, ekonomi ve imar odaklıydı; bu boşluk henüz hiçbir tarafça doldurulamadı.

  • Vasıf Avada (Siyasi Analist): Müstakbel Hareketi’nin geri dönmesi durumunda halen Sünni toplumunun en güçlü bileşeni olacağını öngörüyor. Avada, Saad Hariri’nin siyasetten uzak kalmasının ardından oluşan dengelerin "zayıf" kaldığını ve halk nezdinde Hariri mirasının hala diri olduğunu belirtiyor.

2026 perspektifi: "Tarihimizin bir geleceği var"

Bu yılki anma törenleri "Tarihimizin bir geleceği var" (تاريخنا إلو مستقبل) sloganıyla gerçekleştiriliyor. Gözler, babasının mezarı başında bir konuşma yapması beklenen Saad Hariri’nin vereceği mesajlara çevrilmiş durumda. Lübnan halkı, 21 yıl önceki şokun hafızası ile bugünün belirsizliği arasında, ülkeyi bu karanlık tünelden çıkaracak yeni bir ulusal mutabakatın özlemini çekiyor.

Daily Ummah