Londra sokaklarını 1888 yılında dehşete boğan, onlarca yıldır kitaplara ve filmlere konu olan Karındeşen Jack (Jack the Ripper) vakasında sular durulmuyor. Amatör bir araştırmacı ve yazar olan Russell Edwards, yıllardır süren titiz incelemelerinin sonucunda katilin kimliğini kesin olarak saptadığını iddia etti.
Edwards’ın iddiasına göre, Londra’nın karanlık geçmişindeki bu gizemli figür, o dönemde polis şüphelileri arasında da yer alan Polonya asıllı berber Aaron Kosminski.
Kanıt: 136 yıllık kanlı şal
Araştırmanın temel taşı, 2007 yılında bir müzayededen satın alınan ve kurban Catherine Eddowes’in cesedinin yanında bulunduğu belirtilen bir şal oldu. Russell Edwards, şalın üzerindeki kan ve meni izlerini modern adli tıp yöntemleriyle inceletti.
Yapılan çalışmanın aşamaları şöyle gerçekleşti:
-
DNA karşılaştırması: Şaldaki örnekler, hem kurban Eddowes’in hem de şüpheli Aaron Kosminski’nin günümüzde yaşayan torunlarından alınan DNA örnekleriyle eşleştirildi.
-
Mitokondriyal DNA: Edwards, analiz sonuçlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde Kosminski’yi işaret ettiğini belirterek, "Kesinlikle, %100 o" ifadesini kullandı.
Aaron Kosminski kimdir?
Polonya'dan İngiltere'ye göç eden Yahudi bir berber olan Kosminski, cinayetlerin işlendiği dönemde de Scotland Yard’ın ana şüphelileri listesindeydi. Ancak o dönemdeki teknolojik yetersizlikler nedeniyle hakkında kesin bir kanıt bulunamamış, Kosminski daha sonra akıl hastanesine yatırılmış ve orada hayatını kaybetmişti.
Bilim dünyası İikiye bölündü
Edwards’ın bulguları "Karındeşen Jack" gizemini çözmüş gibi görünse de, bazı uzmanlar şalın bunca yıl boyunca çok fazla el değiştirdiğini ve DNA örneklerinin kirlenmiş olabileceğini savunuyor. Buna rağmen Edwards, elde ettiği bulguların tarihin en büyük suç gizemini sonsuza dek kapattığına inanıyor.