"Esirler Medya Ofisi" tarafından yapılan açıklamaya göre, kendilerine ulaşan hukuki ifadeler, tutuklu lider Abbas es-Seyyid'in maruz kaldığı fiziksel saldırının vahametini ortaya koydu.

  • Vücudundaki şiddet izleri: Es-Seyyid'in vücudunda belirgin morluklar, çürük izleri ve aşırı zayıflık gözlemlendi. Gözlerinin şişkin olması, kendisine doğrudan saldırı düzenlendiğini kanıtlar nitelikte.

  • Aşağılayıcı muamele: Ofis, es-Seyyid'in elleri kelepçeli bir şekilde, aşağılayıcı bir biçimde sürüklenerek ziyaret odasına getirildiğini aktardı. Şiddetli kelepçeleme ve sürüklenme nedeniyle ellerinde derin metal izleri görüldü.

  • Sistematik saldırı: İfadelere göre, es-Seyyid, sadece tecrit koşullarında değil, aynı zamanda 4 Kasım 2025 tarihinde mahkemeye nakli sırasında da ağır bir dayak saldırısına uğradı. Bu saldırıların, esir hareketinin liderlerini hedef alma politikasının bir parçası olduğu vurgulandı.

Ofis, Abbas es-Seyyid'in maruz kaldığı muamelenin, "yavaş bir cinayet girişimi" ve "kasıtlı tasfiye" amacını taşıdığını belirterek, bunun uluslararası insancıl hukukun ve Cenevre Sözleşmeleri'nin açıkça ihlali olduğunu ifade etti.

Uluslararası acil çağrı

Esirler Medya Ofisi, liderin hayatının gerçek bir tehlike altında olduğu uyarısında bulunarak, saldırıların devam etmesi halinde tüm sorumluluğun işgal yönetimine ait olacağını bildirdi. Başta Kızılhaç olmak üzere, tüm uluslararası insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına acil müdahale ve derhal soruşturma başlatılması çağrısında bulunuldu. Kuruluşlardan, es-Seyyid'i bizzat denetlemek ve tutuklulara karşı artan suçların durdurulması için harekete geçmeleri talep edildi.

Daily Ummah