Pakistan, tarihinin en büyük askeri ihracat sözleşmesini Libya’nın doğusunu kontrol eden General Halife Hafter ile gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre, Pakistan Ordu Komutanı Mareşal Asım Munir’in geçtiğimiz hafta Bingazi’ye yaptığı ziyaret sırasında mühürlenen anlaşma, Libya’daki askeri güç dengelerini kökten değiştirebilecek kapasiteye sahip.
"Aslanlar diyarı Libya"
Bingazi ziyareti sırasında Hafter’in oğlu Saddam Hafter ile bir araya gelen Mareşal Asım Munir, Libya Ulusal Ordusu (LNA) subaylarına hitaben yaptığı konuşmada duygusal ve stratejik mesajlar verdi. Libya’yı, İtalyan işgaline karşı direnişin sembolü Ömer Muhtar’a atıfta bulunarak "Aslanlar diyarı" olarak tanımlayan Munir, "Silahlı kuvvetlerinizi mümkün olduğunca güçlendirin; çünkü ülkelerin varlığını ancak güçlü ordular garanti eder" ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın detayları: JF-17 savaş uçakları yolda
Sızan anlaşma taslağına göre, yaklaşık 4,6 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtilen bu dev paket şunları içeriyor:
-
16 Adet JF-17 Thunder: Pakistan ve Çin tarafından ortaklaşa geliştirilen çok amaçlı savaş uçağı.
-
12 Adet Super Mushshak: Temel pilot eğitimi için kullanılan eğitim uçağı.
-
Geniş kapsamlı donanım: İki buçuk yıla yayılacak sevkiyat takvimi dahilinde kara, deniz ve hava kuvvetleri için çeşitli mühimmat ve ekipmanlar.
Libya’da ne Trablus merkezli hükümetin ne de Hafter güçlerinin şu an için kayda değer bir hava gücü bulunmuyor. Bu sevkiyatın gerçekleşmesi, Hafter’in hava hakimiyetini tekeline alması anlamına gelebilir.
Bölgesel dengeler ve Türkiye faktörü
Pakistan’ın bu hamlesi, bölgedeki karmaşık ittifak ağını da hareketlendirdi. Türkiye, 2019 yılında Hafter’in Trablus saldırısını durdurmak için Trablus’taki Birleşmiş Milletler tanımalı hükümete (UMH) İHA ve askeri danışmanlık desteği vermişti. Pakistan’ın, Türkiye ile olan yakın diplomatik ve savunma sanayii bağlarına rağmen Hafter ile böyle bir anlaşma yapmasının Ankara ile olan ilişkilerde nasıl bir yansıma bulacağı merak konusu.
Öte yandan, Hafter’in en büyük destekçileri olan Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın bu durumdan memnuniyet duyacağı tahmin ediliyor. İslamabad yönetiminin, ekonomik krizle boğuştuğu bu dönemde silah ihracatını artırma stratejisi, ülkenin döviz ihtiyacını karşılamada kritik bir rol oynuyor.
Pakistan’ın artan rolü ve Trump etkisi
Haberde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Pakistan’ın hem Çin hem de ABD ile yürüttüğü denge siyaseti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in, Donald Trump’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermesi ve Mareşal Munir’in Trump ile bu yıl içinde yaptığı görüşmeler, Pakistan’ın küresel arenada manevra alanını genişlettiğini gösteriyor.
Hafter ailesinin son dönemde Sudan’daki iç savaşta Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) verdiği destek nedeniyle Mısır ile gerilen ilişkileri, Pakistan’dan gelecek bu yeni askeri desteğin Hafter için hayati bir "nefes borusu" olacağını kanıtlar nitelikte.




