62. Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şibani, eski rejimin devrilmesinin ardından Suriye’nin seçtiği yolun zorluğunu ve karşılaşılan engelleri dile getirdi. Şibani, ülkenin geçmişten kalan enkaz ve dış müdahaleler nedeniyle bir iç savaşın eşiğine itilmek istendiğini ancak hükümetin "gerçekçi" yaklaşımıyla bu tuzağın boşa çıkarıldığını vurguladı.
Siyonist rejimle müzakereler: 8 Aralık sonrası işgal
Dışişleri Bakanı Şibani, siyonist işgal ordusunun Suriye topraklarına yönelik gerçekleştirdiği bini aşkın hava saldırısı ve kara ihlallerinin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti. Suriye’nin bu tehditlere karşı ABD arabuluculuğunda siyonist rejimle doğrudan müzakere yürüttüğünü açıklayan Şibani, öncelikli hedeflerini şu şekilde sıraladı:
-
Toprak Bütünlüğü: Siyonist rejimin 8 Aralık 2024 tarihinden sonra işgal ettiği alanlardan tamamen çekilmesi.
-
İhlallerin Durdurulması: Suriye hava ve kara sahasına yönelik süregelen saldırıların son bulması.
-
Gerçekçi Diplomasi: Bölgesel barış için "güvenlik" bahanesine sığınan siyonist iddiaların boşa çıkarılması.
İç istikrar ve milislerin silahsızlandırılması
Suriye’nin bir "etnik ve dini mozaik" olduğunu hatırlatan Bakan, Süveyda’da yaşanan olayların BM ile iş birliği içinde ve şeffaf bir şekilde yönetildiğini ifade etti. Şibani, bazı şahsi çıkarların ulusal çıkarların önüne geçirilmeye çalışıldığını ancak hükümetin milis yapılanmaları silahsızlandırarak ülkeyi kanlı bir iç savaştan kurtardığını belirtti. Yeni Suriye kimliğinin hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm unsurları temsil etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ekonomi ve Sezar Yasası'nın ötesi
"Sezar Yasası" gibi ağır yaptırımların kaldırılmasının bir son değil, sadece bir "kapı açılışı" olduğunu ifade eden Şibani, Suriye’nin yeniden inşası için uluslararası yatırımlara acil ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
"Yaptırımların kalkması kapıları açar ancak bu tek başına yeterli değildir. Hastanelerimizi, okullarımızı ve altyapımızı ayağa kaldırmak için somut yatırımlara ihtiyacımız var. Şu ana kadar uluslararası toplumdan beklediğimiz düzeyde bir yatırım desteği alabilmiş değiliz."
Mülteciler: "Duygusal değil, sürdürülebilir dönüş"
BM verilerine göre 1,7 milyondan fazla Suriyeli mültecinin durumuna da değinen Şibani, hükümetin her vatandaşın geri dönüş hakkını desteklediğini yineledi. Ancak Şibani, bu dönüşün sadece "duygusal bir karar" olmaması gerektiğini, geri dönenlerin kalkınma ve yeniden inşa sürecine katkı sağlayabileceği, ekonomik olarak desteklenmiş "sürdürülebilir bir model" üzerinden kurgulanması gerektiğini vurguladı.