ABD Başkanı Donald Trump’ın, Gazze’deki savaşı sonlandırmak amacıyla duyurduğu ve "stratejik gözetim" yetkisine sahip olacağını belirttiği "Barış Konseyi" girişimi, uluslararası arenada yeni bir tartışma başlattı. Beyaz Saray’ın açıkladığı tüzüğe göre, sadece Gazze ile sınırlı kalmayıp küresel çatışmalara müdahil olmayı hedefleyen konsey, Birleşmiş Milletler’e (BM) rakip veya alternatif bir yapı oluşturma endişesiyle bazı başkentlerde temkinli karşılandı.
Konseye katılım davetine verilen yanıtlar dünya devletlerini üçe böldü. Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fas gibi bölge ülkelerinin yanı sıra Macaristan, Ermenistan, Belarus ve Kazakistan daveti kabul ederek "kurucu üye" olmayı onayladı. Macaristan Başbakanı Orban daveti "onur verici" bulduğunu açıkladı.
Buna karşılık Fransa, uluslararası krizlerin mevcut çok taraflı mekanizmalar ve BM çatısı altında çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şu aşamada katılıma mesafeli durduğunu belirtti. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya ile aynı masada olmayı "hayal edemediğini" söylerken, Malezya Başbakanı Enver İbrahim katılımı Gazze’deki İsrail saldırılarının durması ve insani yardımın ulaşması şartına bağladı. Rusya, Çin ve İsviçre detayları incelediklerini belirtirken, Kanada Dışişleri Bakanı "Durumu inceliyoruz ancak 1 milyar dolar ödemeyeceğiz" çıkışıyla konseyin finansal boyutuna dikkat çekti.
Aralarında Türkiye, Mısır, Ürdün, Pakistan ve Japonya'nın da bulunduğu çok sayıda ülke ise davet aldıklarını doğrulamakla yetinip henüz resmi bir tutum beyan etmedi. Trump’ın bu hamlesinin küresel diplomasi dengelerini nasıl değiştireceği merakla bekleniyor.




