İsrail Yayın Kurumu (KAN) bugün yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun son 24 saat içinde İran'dan gelen füze atışlarının niteliğinde ve sıklığında belirgin bir değişiklik tespit ettiğini bildirdi.
Kurum, bu değişikliklerin geçtiğimiz günlerde hakim olan aralıklı fırlatma yöntemi yerine, her dalgada 9 ila 30 füze arasında değişen daha büyük ve daha koordineli yaylım ateşleri şeklinde gerçekleştiğini açıkladı.
Askeri tahminler, Tahran'ın İsrail hava savunma sistemlerini şaşırtmak ve aşmak amacıyla daha organize ve eş zamanlı bir fırlatma modeline geçtiğini gösteriyor.
Kurum, askeri yetkililerin de doğruladığı üzere İran'ın füze fırlattığı tüm ülkelere rastgele ateş açmaya devam ettiğine işaret ederek, "İran'ın aynı anda onlarca füze fırlatma seviyesine ulaşmaya çalıştığını" değerlendirdi. Hizbullah'ın füze harekatına katılmasının ardından, "İsrail ordusu Husilerin de Hizbullah'ın yanında savaşa katılma ihtimaline hazırlanıyor."
Üst düzey bir askeri yetkili, tespit ve uyarı sistemlerinin kapasitelerine göre gereken zamanlarda devreye girdiğini belirterek, özellikle Lübnan yönünden gelen füzelerde engellemelerin çoğunda başarılı olunduğunu ifade etti. Ancak yetkili, Beyt Şemeş kentinde bir füzenin engellenemediği ve kente doğrudan isabet ettiği bir olayın kaydedildiğini, durumun araştırıldığını da sözlerine ekledi.
Askeri yetkili ayrıca temel ekonomik sektörlerin normal şekilde çalışmaya devam ettiğini, vatandaşların temel ihtiyaçlarının karşılandığını ve risklerin sıkı bir şekilde yönetildiğini belirtti. Savunma kurumunun, sivillerin evlerine dönüşü ve temel faaliyetlerin yeniden başlamasıyla eş zamanlı olarak bu akşam hava sahasını sınırlı ve kademeli bir şekilde açmayı planladığını, durum değerlendirmelerinin ise sürekli olarak yapıldığını ekledi.
Doğrudan İsabetler ve Genişleyen Cepheler
Bu bağlamda İsrail medyası, ülkenin güneyindeki Birussebi (Beersheba) kentine düşen bir İran füzesi sonucu yaralı sayısının 17'ye yükseldiğini, ancak yetkili makamlardan henüz nihai ve resmi bir bilançonun açıklanmadığını bildirdi.
İsrail raporları ayrıca askeri kaynaklara dayandırarak, ordunun Yemen'deki Husi grubunun da Hizbullah ile birlikte fırlatma operasyonlarına katılma ihtimaline karşı hazırlık yaptığını; bunun çatışmanın bölgesel çapta genişlemesine ve yeni cephelerin açılmasına yol açabileceğini aktardı.
Buna karşılık İranlı yetkililer, "işgal altındaki topraklar" olarak nitelendirdikleri bölgelere yönelik saldırıların derinlik ve hedeflerin niteliği açısından artacağını vurgulayarak operasyonları tırmandırma tehdidinde bulundu. Ayrıca gelecekte İsrail ile bağlantılı olduğunu iddia ettikleri gemileri de hedef alacaklarını belirterek, bunun deniz trafiğini de kapsayabilecek bir tırmanış olduğuna işaret ettiler.
Aynı yetkililer, komuta ve operasyon merkezini yeniden yapılandırdıklarını ve "iyi pratik sonuçlar" elde ettiklerini söyledikleri yeni stratejik politikalar benimsediklerini sözlerine eklediler; bu durum, saldırıların saha yönetimi ve koordinasyon mekanizmalarının geliştirildiğini gösteriyor.





