ABD Başkanı Donald Trump, "sonsuz savaşları bitirme" vaadiyle başladığı ikinci başkanlık döneminin ilk yılını geride bıraktı. Ancak geride kalan 12 ay, barış anlaşmalarından çok askeri müdahaleler, ekonomik şantajlar ve sert güç politikalarıyla anıldı. "Güç yoluyla barış" doktrinini benimseyen Trump, İran'ın nükleer tesislerine yönelik Haziran ayındaki hava saldırısı ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun devrilmesi gibi radikal hamlelere imza attı.

Witkoff: Netanyahu ile Gazze için anlaştık
Witkoff: Netanyahu ile Gazze için anlaştık
İçeriği Görüntüle

Yönetim, "Önce Amerika" prensibi gereği müttefik-hasım ayrımı yapmaksızın gümrük vergilerini bir dış politika silahı olarak kullandı. Özellikle Avrupa ile Grönland üzerinden yaşanan gerilim ve Çin'e uygulanan tarifeler, Trump'ın "takasçı" diplomasisinin en net örnekleri oldu. İç politikada da fırtınalı bir yıl yaşandı. Demokratlarla yaşanan bütçe krizi nedeniyle ülke tarihinin en uzun (43 gün) hükümet kapanmasına şahitlik etti. Ayrıca, 2,5 milyon düzensiz göçmenin sınır dışı edilmesi ve suçla mücadele için Ulusal Muhafızların şehirlere inmesi, Amerikan toplumunda derin tartışmalara yol açtı.

Uzmanlar, Trump'ın bu dönemde askeri gücü bir müzakere aracı olarak kullandığını belirtiyor. Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Crowley, Trump'ın sadık bir ekiple küresel ajandayı tekeline aldığını vurgularken, istihbarat uzmanları askeri hamlelerin diplomatik pazarlıklar için zemin hazırladığı görüşünde birleşiyor.

Daily Ummah